Türkçe Sözlük

şırınga etme French anlamı
injection [la], irrigation [la]

şırınga French anlamı
seringue [la], injecteur [le]

şırıltı French anlamı
gazouillement [le], gazouillis [le]

şırıldamak French anlamı
gazouiller

şırıldama French anlamı
gazouillement [le]

şırak! French anlamı
crac!, vlan!

şıra French anlamı
moût [le]

şıpıtık French anlamı
espèce de pantoufle légère

şıpırtı French anlamı
clapotement [le]

şıpırdamak French anlamı
clapoter

şıpınişi French anlamı
instantané/e

şıngırdamak French anlamı
vibrer, résonner, cliqueter

şımarık çocuk French anlamı
enfant gâté

şımarık zengin çocuğu French anlamı
fils à papa

şımarık French anlamı
gâté/e

şımartmak French anlamı
gâter, chouchouter

şımartma French anlamı
gâterie [la]

şımarmak French anlamı
être gâté, devenir intraitable

şıllık French anlamı
garce [la]

şıkça French anlamı
élégamment

şıklık French anlamı
chic [le], élégance [la]

şık giyinmiş French anlamı
tiré à quatr épingles

şık French anlamı
"chic, élégant/e; alternative [la]"

şüyulu mülk French anlamı
propriéte indivise

şüyulu French anlamı
indivis/e

şüyu French anlamı
indivision [la]

şüphesiz French anlamı
certain/e, connu/e, indubitable

şüpheli French anlamı
douteux/euse, soupconneux/euse, suspect/e, suspicieux/euse, incertain/e

şüphelenmek French anlamı
soupçonner, suspecter, se douter, se méfier

şüphecilik French anlamı
scepticisme [le]

şüpheci French anlamı
soupçonneux/euse

şüphe götürmez French anlamı
indubitable

şüphe etmemek French anlamı
ne pas douter

şüphe etmek French anlamı
soupçonner, suspecter, douter, incriminer

şüphe French anlamı
soupçon [le], suspicion [la], doute [le], incertitude [la]

şümul French anlamı
extension [la], expansion [la], étendue [la], portée [la], rayonnement [le], généralisation [la]

şükür French anlamı
merci [la], actions de grâces, remerciement [le]

şükretmek French anlamı
remercier, louer

şükran French anlamı
action de grâce, gratitude [la], remerciement [le]

şöyle ki French anlamı
à savoir que

şöyle böyle French anlamı
cahin-caha, comme ci comme ça, couci-couça, moyennement, passablement, tant bien que mal

şöyle French anlamı
ainsi

şövalyelik French anlamı
chevalerie [la]

şövalye yüzüğü French anlamı
chevalière [la]

şövalye French anlamı
chevalier [le], commandeur [le]

şömine French anlamı
cheminée [la]

şölen vermek French anlamı
festoyer, régaler

şölen French anlamı
festin [le], banquet [le], agape [le], dîner [le], régal [le]

şöhretli French anlamı
"célébre, fameux/euse; réputé/e"

şöhret kazanmak French anlamı
s'illustrer

Bu kayıtla ilgili: