necati bey
Onbeşinci yüzyılın Ahmed Paşa ile birlikte en büyük şairi olan Necati Beyin doğum tarihi bilinmiyor. Asıl adının İsa veya Nuh olduğu söyleniyorsa da bu da kesin değildir. Yalnız Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Edirne">Edirnede doğduğu, kimsesiz olduğu için, çocuksuz ...
Bu başlıkla ilgili :
Onbeşinci yüzyılın Ahmed Paşa ile birlikte en büyük şairi olan Necati Beyin doğum tarihi bilinmiyor. Asıl adının İsa veya Nuh olduğu söyleniyorsa da bu da kesin değildir. Yalnız
Edirnede doğduğu, kimsesiz olduğu için, çocuksuz bir hanım tarafından evlât edinildiği, genç yaşında
Kastamonuya gidip yerleştiği biliniyor.
Ahmed Paşanın dikkatini çeken Necati, onun aracılığı ile
İstanbulda divan kâtipliğine tayin edilmiştir.
Necatinin elimizde bulunan eseri yalnız "Divan"ıdır. Divanında sâde
Türkçe ile yazılmış 650 gazel, 25 kaside, ölen katırı için yazılmış 25 beyitlik bir mersiye, 94 kıta, ayrıca bazı büyükler için yazılmış mersiyeler, dörtlükler vardır.
---
GAZEL
Çıkalı göklere ahım sereri döne döne
Yandı kandili sipihrin ciğeri döne döne.
Ayağı yer mi basar zülfüne berdâr olanın
Zevk ü şevk ile verir cân u seri döne döne.
Sen durup raks edesin karşına ben boynunu eğem
İnce zülfün kuça sen sîm-beri döne döne.
Şam-ı zünfünle gönül Mısr-ı harab oldu deyü
Sana illeti kebûter haberi döne döne.
Sen oiasun deyü yer yer asılıp ayineler
Gelene gidene eyler nazarı döne döne.
Kabe olmasa kapın ay ile gün leyi ü nehar
Eylemezlerdi tavaf ol güzeri döne döne.
Ey Necati yaraşır mutribi şeh meçlisinin
Raks urup okuya bu şir-i teri döne döne.
---
Bugünkü
Türkçe ile:
Çıkalı göklere ahimin kıvılcımı döne döne
Yandı gökyüzü kandilinin ciğeri döne döne.
Ayağı yere mi basar zülfüne asılanın
Zevk ve şevk ile canını, başını verir döne döne
Yani: Sevgilisinin saçına asılan sevinçten göklerde uçar.
İpe asılmış bir insan gibi, ama ve arzu ile döne döne can verir.
Sen kalkıp raks edesin, ben karşında bo-eğeyirri
Zülfün inerek, sen gümüş göğüslüyü döne döne kucaklasın.
Saçının karasiyle gönül ülkesi harab oldu diye
Sana iletti güvercin haberi döne döne.
Sen olasın (yansıyasın) diye aynalar yer yer asılıp
Gelene gidene döne döne bakar.
Eğer kapın Kabe olmasaydı, ay ile güneş ve gece ile gündüz,
O uğrak yerini döne döne tavaf eylemezlerdi.
Ey Necati, Şah meclisinin mutribi
Raks edip döne döne okusun.
---
GAZEL
Bir alay oldu per! şivelü âhû begler
Gözü ahuların alayına yâhû begler.
Bir perî için akar iki gözüm çeşmeleri
Sakının, bilmiş olun ilidir ol su begler.
Kimseye uymayasın ulaşmasın Allah Allah...
Zülf-i bî-dîn ile ol gamze-i cödû begler
Bîvefalıklar eder yoluna canlar verene
Acaba böyle molur dünyede hep bu begler.
Ne güzeller, ne Necati, ne selâmün ne aleyk
Fâriğuz idemezüz kimseye tapu, begler.
---
Bugünkü Türkçe ile:
(Diğerleri anlaşılır olduğu için sadece iki beyti sadeleştiriyoruz).
Kimseye uymasın, ulaşmasın Allah Allah...
Dinsiz imansız saç ile o cadı gamzesi beğler.
Ne güzeller, ne Necatı, ne selâmün, ne aleyk
Umurumuzda değil. Kimseye dalkavukluk etmez ve tapmayız beğler.
---
2. Alternatif : Necati Bey
Necati Bey
- (01.11.1508)
Edirnede doğdu. Asıl adı İsadır. iyi bir öğrenim gördü. Şiirleri ve hat çalışmalarıyla tanındı. Divan kâtipliğine atanarak
İstanbula geldi. Sarayın takdirini kazandı. Yüzyılının büyük şairlerindendir. Şiirlerinde
Türkçe kavramların, atasözleri ve halk deyimlerinin geniş yer tutması, şiirinin temel özelliği sayılmaktadır. 1509 yılında öldü.
ESERİ
Bir Dîvânı vardır.
İlgili Olabilecek Başlıklar: