mesleki
Yaşamıyla ilgili ayrıntılı bilgi yok. Eldeki bilgilerde de zıtlıkla görülüyor. Asıl adının "Bekir" ya da "Mustafa" olduğu üzerinde duruluyor. Kimi araştırmacılara göre doğum tarihi 1848; kimisine göre ya 1857 ya 1858 olması gerekiyor.
19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
| 1925 | 1926 | 1927...
Bu başlıkla ilgili :
Yaşamıyla ilgili ayrıntılı bilgi yok. Eldeki bilgilerde de zıtlıkla görülüyor. Asıl adının "Bekir" ya da "Mustafa" olduğu üzerinde duruluyor. Kimi araştırmacılara göre doğum tarihi 1848; kimisine göre ya 1857 ya 1858 olması gerekiyor.
1930 yılında öldüğü ileri sürülüyor. Böylece Meslekinin ya 73, 74 yaşlarında ya da 82 yaşında ölmüş olması gerekir.
Sivasın Kangal ilçesinin Mesçitli-Kertme köyünde doğduğunda bir anlaşmazlık yok. Ruhsatinin çırağı olduğu, "Mesleki" takma adını da Ruhsatinin verdiği sanılıyor. Meslekinin 19. yüzyıl halk şiirinde önemli bir yeri olduğu, elbette ustası Ruhsatinin etkisinde de kaldığı anlaşılıyor.
---
AZRAİL SERİME ÇÖKTÜĞÜ ZAMAN
Azrail serime çöktüğü zaman
Kırılır kanadım kol yavaş yavaş
Mevlam nasib etsin din ile iman
Akar gözlerimden sel yavaş yavaş
Yüksek uçan gönül yorulur bir gün
Mizan terazisi kurulur bir gün
Herkesin ettiği sorulur bir gün
Döner mi yarabbi dil yavaş yavaş
İl keyfi yetirdin çaldın çağırdın
Her çeşitten yedin sürdün savurdun
İşte toprak senin vatanın yurdun
Çekilir fenadan el yavaş yavaş
Kabrim üzerine dikerler taşı
Kimin gölgesine saklarsın başı
Baba oğul görmez kardaş kardaşı
Gider geri dönmez yol yavaş yavaş
Isıcak ılıman suyum koyarlar
İyi kötü elbisemiz soyarlar
Meslekiyim öldüğümü duyarlar
Girer salacama il yavaş yavaş
&
AYRILIK BADESİN TATLI MI SANDIN
Ayrılık badesin tatlı mı sandın
Ne tez tebdil oldu çimenin dağlar
Bu güzellik geçer sana da kalmaz
Daha neye bağlı gümanın dağlar
Nice güzellerden alırsın bacı
Al yeşil renklerden giyersin tacı
Yarden ayrılması zehirden acı
Bu yüzden gitmiyor dumanın dağlar
Gece gündüz yalvarmışım Sübhana
Bir dem vuslat bulamadım sunama
Daha şimden geri beni kınama
Semaya erişmiş figanın dağlar
Mesleki gibi karaları bağlarsın
Aşkın ateşiyle yürek dağlarsın
Benim ahvalime sen de ağlarsın
Var ise zerrece imanın dağlar
&
BUGÜN BİR ÖZGE GAMIM VAR
Bugün bir özge gamım var
Fidan boylu yarim gitti
Çürüdüm gurbet illerde
Dört köşeye zarım gitti
İsmimiz gezer dillerde
Gözlerim kaldı yollarda
Çürüdüm gurbet illerde
Tutmaz dizim ferim gitti
Sabahın gün doğar mola
Acep işim onar mola
Mesleki yi anar mola
Gitti elden varım gitti
&
DOLANI DOLANI GELİR
Dolanı dolanı gelir
Ölüm yavaşca yavaşca
Kalem alıp yaz derdimi
Gülüm yavaşca yavaşca
Söyünmüyor bir dem narım
Sevda oldu öz diyarım
Güz dedi geçti baharım
Selim yavaşca yavaşca
Garip gönlüm durmaz oldu
Gözüm ırak görmez oldu
İşe güce varmaz oldu
Elim yavaşca yavaşca
Sevdiğimiz bu yana bakmaz
Kaş eğip kirpiğin yıkmaz
Kırıldı kanadım kalkmaz
Kolum yavaşca yavaşca
Şu dünyaya güvenilmez
Ölmeyince kan kesilmez
Meslekim artar eksilmez
Zulüm yavaşca yavaşca
---
İlgili Olabilecek Başlıklar: