hayali
Onaltıncı yüzyılın kudretli şairlerinden biri olan Hayâlînin doğum yılı bilinmiyor. 1556 da Edmede bir sancak beyi olarak öldü. Asıl adi Mahmuddur. Hayalî, Seıânik yakınındaki Varaar Yenicesi nde doğmuştur. Şiir sanatına çocuk yaşta başlamış, bir süre derbeder gençlik hayatı yaşamış, sonra, Haydarî ...
Bu başlıkla ilgili :
Onaltıncı yüzyılın kudretli şairlerinden biri olan Hayâlînin doğum yılı bilinmiyor. 1556 da Edmede bir sancak beyi olarak öldü. Asıl adi Mahmuddur. Hayalî, Seıânik yakınındaki Varaar Yenicesi nde doğmuştur. Şiir sanatına çocuk yaşta başlamış, bir süre derbeder gençlik hayatı yaşamış, sonra, Haydarî şeyhi Baba Ali Mestin müridi olmuştur. Şeyhi ile birlikte
İstanbula gelen Hayalî, Sadrazam
İbrahim Makbul (Maktul) Paşa tarafından himaye gördü ve daha sonra Kanunînin iltifatlarına nail oldu. Saraya girip çıkan ve büyük devlet adamlarıyla tanışan Hayalî, Kanunînin Bağ-dad seferine de katıldı. Burada büyük şair Fuzulî ile tanışıp sohbet etmiş, onun tesirinde kalmış ve ona nazireler de söylemiştir.
Padişahın ve diğer devlet büyüklerinin iltifatlarına, ihsanlarına garkolan Hayalî, büyüK servete de kavuşmuştur. Ama rindane bir hayat yaşayan şair bütün servetini cömertçe dağıtmıştır. Bağdad seferinden sonra Hayâlînin en güçlü koruyucuları olan Sadrazam Makbul
İbrahim Paşa ile İskender Çelebinin idam edilmeleri ve padişahın kendisine artık ilgi göstermemesi, onun talihini tersine çevirdi. Zaten, başta Taşlıcalı Yahya Bey olmak üzere, zamanın diğer ünlü şairleri onu çekemiyor, bazı iftiralarla gözden düşürmeye çalışıyorlardı. Hayalî, rakiplerinin kıskançlığını, onu niçin taşladıklarını biliyor, ağırbaşlılığını bozmuyordu.
Ama şöyle bir cevap yazmaktan da kendini alamadı:
Cefâ taşın ne gam atsa, Hayalî, sana alçaklar,
Belagat meyvesini hasıl eden nakl-i hünersin sen!
Divân edebiyatının üstün şairlerinden olan Hayalî, Sayın Ahmed Kabaklının deyişiyle "Bâkîde gelişecek İstanbul şivesini hazırlayanlardan biri olmuştur". .
Gür ve güzel söyleyişi, lirizmi ve pervasız edası ile Hayalîyi tezkireciler övgü dolu sözlerle tanıtmış, ona Hafız-ı
Rum (Anadolunun Hafızı), Sultanüş Şuara, Rum ili Şairlerinin Serdarı... demişlerdir.
ESERLERİ
Hayalînin şiirleri ölümünden sonra derlenen, kasideler ve gazellerden oluşan bir divandan ibarettir. Burada 20si Kanunî adına olmak üzere 27 kaside, 668 gazel, 5 tahmis, murabba, muhammesler vardır.
---
HAYALÎDEN ŞİİRLER
GAZEL
Cihan-ârâ cihan içindedir, arayı bilmezler,
Ol mâhiler ki derya içredir, deryayı bilmezler.
Harabad ehline dûzah azabın anma ey zâhid
Ki bunlar ibn-i vakt oldu, gamı feryadı bilmezler.
Şafak-gün kan içinde dağını seyretse âşıklar
Güneşde zerre görmezler, felekde ayı bilmezler.
Hamîde katlerine rişte-i eski takup bunlar
Atarlar tîr-i maksûdı, nedendür yayı bilmezler.
Hayalî, fakr şalına çekenler cism-i uryânı
Anunla fahr ederler, atlas u dîbâyı bilmezler.
---
Bugünkü dille:
Cihanı süsleyen (Tanrı) cihandadır,
ama (insanlar onu) aramasını bilmezler.
Balıklar ki denizin içindedir, denizi bilmezler. .
Harabad ehline (meyhaneyi mesken tutanlara)
cehennem azabından (gelecekten) söz etme ey ham sofu,
bunlar vaktin oğlu oldular, gamı feryadı bilmezler.
Aşıklar şafak gibi kızıl yaralarını seyretse,
gökyüzünde güneşi zerre kadar görmezler, ayı farketmezler.
Bükülmüş boylarına gözyaşı ipliğini takıp istek okunu
hedeflerine atarlar da, yayın neden yapıldığını bilmezler.
Hayalî, çıplak vücutlarına yoksulluk şalını çekenler,
bununla övünürler de atlas ve dibayı bilmezler.
---
LEYLAM GELİR DEYU YOLLAR GÖZLEDİM
Leylam gelir deyü yollar gözledim
Gelmedi gözümde kaldı
hayaliGizli sırrım beyan etmem gizlerim
Serimi sevdaya saldı
hayali Yarim biçare olduğumu bilmiş
Çifte benler beyaz gerdana inmiş
Bu gece seyrettim beyazlar giymiş
Salındı karşıma geldi
hayaliYarimin sevdası vardır başımda
Uyansam karşımda yatsam düşümde
Ne canibe gitsem bile peşimde
Benim ile yoldaş oldu
hayaliDer Hayali hıram ederek yürür
Gece gündüz gitmez karşımda durur
Ben seninim deyü karşımda durur
Garip gönlüm ele aldı
hayali &
TURNAM GİDER OLSAN BİZİM ELLERE
Turnam gider olsan bizim ellere
Vezir
Ardahandan göçtü diyesin
Karşı geldi Kızılbaşın Hanları
Çıldırda da döğüş oldu diyesin
Al kana boyandı Çıldır dağları
Gaziler diktiler... tuğları
Gözü kanlı Diyarbekir beyleri
Din yoluna şehit düştü diyesin
Çamur dize çıktı kan ile yaştan
Atlar dalmaz oldu serilen leşten
Kaleler yığıldı kesilen baştan
Ak gövdeler kana battı diyesin
İki alay bir araya gelince
Ara yere çarkacılar girince
Beş bin beş yüz belli atlı ölünce
Tokmak Han da kaçtı gitti diyesin
Haberimiz etsin dosta varanlar
Varıp dostun didarını görenler
Şahin şahin paşaları soranlar
Din uğruna şehit düştü desinler
---
2. Alternatif : HAYALİ
on altıncı yüzyıl divan şâiri. Kânûnî Sultan Süleymân Han devrinde şöhrete erişerek pâdişâhın teveccüh ve iltifatını kazanan şâir.
Asıl adı Mehmeddir. Vardar Yenicesinde doğmuştur. Şiir sanatına çocuk denecek bir yaşta başlamış ve daha, genç yaştayken güzel şiirler söylemiştir. Memleketinde Haydarî Şeyhi Baba Ali Mestin talebesi olmuş, tasavvufu bu zâttan öğrenmiştir. Daha sonra hocasıyla birlikte
İstanbula gelmiştir.
Hayâlî, İstanbulda bâzı tesadüflerle şiir ve sanat hâmilerinin dikkatini çekmiş, sırasıyla Defterdar İskender Çelebiye, Sadrâzam İbrâhim Paşaya intisâb etmiş ve İbrâhim Paşa vasıtasıyla da Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından tanınmıştır. Böylece şâir pâdişâhın kendisiyle görüşmekten zevk aldığı, şiir ve sanat müsâhipleri arasına girmiştir.
İskender Çelebi ile İbrâhim Paşanın îdâmlarından sonra yıldızı sönmüş ve bâzı rakiplerinin saldırısıyla hayli sıkıntılı zamanlar yaşamıştır. Vakur ve hakîkî bir kalender olan şâir, çok defâ rakiplerine cevap vermeye tenezzül etmemiştir. Hayâtının sonlarında kendisine Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından bir Sancak ve Bey ünvanı verilen Hayâlî 1557 yılında
Edirnede ölmüştür.
Hayâlî, hayâlinin zengin, lirizminin gür ve kuvvetli oluşuyla divan şiirimizin üstün şahsiyetlerinden biridir. Tasavvufla beslenmiş ince, zarîf ve âhenkli gazelleri onu devrinin, Necâtî ile Bâkî arasında yetişmiş en büyük şâiri mertebesine yükseltmişti. Dîvânı vardır.
GAZEL
Cihân-ârâ cihân içindedür ârâyı bilmezler O mâhîler ki deryâ içredür deryayı bilmezler
Harâbât ehline dûzah azâbın anma ey zâhid Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-ı ferdâyı bilmezler
Şafak-gûn kan içinde dâğını seyr eyler âşıklar Güneşde zerre görmezler felekde ayı bilmezler.
Hamîde kadlerine rişte-i eşki takub bunlar Atarlar tîr-i maksûdu nedendür yayı bilmezler
Hayâlî fakr şâlına çekenler cism-i uryanı Anunla fahr ederler atlas ü dibâyı bilmezler
3. Alternatif : Hayali
Hayâlî (şair) maddesi için oluşturulmuş kısayol.
İlgili Olabilecek Başlıklar: