FİRAVUN

Alm. Pharao (m), Fr. Pharaon (m), İng. Pharaoh. Eski Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Mısır">Mısır hükümdarlarına verilen isim. Mısıra hâkim olan 26 firavun sülâlesi vardı. Her sülâlede çeşitli firavunlar asırlarca hükümdârlık etti. Çoğu insanları kendilerine taptırdı...

Bu başlıkla ilgili :
Alm. Pharao (m), Fr. Pharaon (m), İng. Pharaoh. Eski Mısır hükümdarlarına verilen isim. Mısıra hâkim olan 26 firavun sülâlesi vardı. Her sülâlede çeşitli firavunlar asırlarca hükümdârlık etti. Çoğu insanları kendilerine taptırdı. Mûsâ aleyhisselâm zamânındaki firavun, tanrılık idddiâsında bulundu. Kendisine secde etmeyenlere ve Mûsâ aleyhisselâma inananlara işkence ve zulümler yaptı. Bu firavun dört yüz sene yaşamış, bir defâ başağrısı görmemişti. Eğer bir defâ başı ağrısaydı, bu saygısızlık hatırına gelmezdi.
Mûsâ aleyhisselâm Tûr Dağında Allahü teâlâ ile nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde konuştu. Mısıra gelip Firavunu dîne dâvet etti. Firavun kabul etmedi. Yanındaki vezîri Hâmâna sordu. O da; “Mûsâ, büyük sihirbâzdır. Bizi aldatıp, memleketimizi elimizden almak istiyor.” dedi. Böylece Firavunun îmâna gelmesine mâni oldu ve îmân eden hanımı âsiyenin de şehid olmasına sebeb oldu.
Mûsâ aleyhisselâmın mûcizelerine Firavun inanmadı, kâfirlerin suları kan oldu, kurbağa yağdı, cilt hastalıkları oldu. Üç günlük karanlık devâm etti. Firavun bu mûcizeleri görünce korktu. Mûsâ aleyhisselâm ile inananların Mısırdan gitmesine izin verdi. Sonra Firavun bu iznine pişman oldu. Askerlerle arkasına düştü. Kızıldenizin Süveyş kısmında askerleri ile birlikte boğuldu.
Firavunun, Mûsâ aleyhisselâma ve ona inanan kimselere karşı yaptığı işler hakkında Bakara, Kasas, Tâhâ, Şuarâ, Tahrîm, Gâfir (Mümin), Arâf, Yûnus, Zuhruf, Duhan, İsrâ, Sâffât, Ankebût sûrelerinde bilgi verilmektedir. Kurân-ı kerîmin Yûnus sûresi 92. âyet-i kerîmesinde meâlen; “(Ey Firavn!) Senden sonra geleceklere ibret için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtarıp (sâhilde) bir tepeye atacağız. İşte insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gâfildirler.” buyrulmaktadır.
Üç bin seneden fazla bir zaman önce ölen Firavunun cesedi, Kurân-ı kerîmin mûcizesi ve tam bir ibret vesikası olarak vücudu hiç bozulmamış, etleri çürümemiş ve tüyleri dahi dökülmemiş şekilde ve secde eder vaziyette bulunmuştur. Şimdi Londradaki British Museumda teşhir edilmektedir.

2. Alternatif : Firavun

thumb başlığını süsleyen bir etek giymiş olarak tanımlanır.]] Firavun (Arapça ?????; İbranice ????????) Eski Mısır'da hükümdarlara verilen isim. Aynı zamanda tanrı Horus'un yeryüzündeki imgesi ve güneş tanrı Ra'nın oğlu olarak da kabul ediliyordu. "Büyük Ev" anlamını taşıyan kelime daha sonra hükümdardan bahsetmek şeklini almıştır. Buna örnek Osmanlı idaresinden bab-ı ali (yüce kapı anlamında) olarak bahsedilmesidir. Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşımanın daha önemli olduğuna inanılıyor: halktan kimi erkekler tam kan soylu bir kadınla evlenerek tahta çıkabilmişlerdir. Firavunların kutsal ve gizemli kabul edilen bir çok adları vardır. Bunların sonuncusunu tahta çıktıkları zaman alıyorlardı ve genellikle bu ad, o firavunun izleyeceği politikanın bir habercisi olarak görülüyordu. Mesela savaş tanrısı Mantu'nun adını kullanarak Mantuhotep (Mantu hoştur) ismini alan bir firavun askeri seferler yapacağını ilan etmiş oluyordu. Firavunlar ölene dek idarede kalıyorlardı. Bilinen en uzun iktidar 92 yılla eski krallıktaki son hukumdar Pepi II Neferkare ye aittir. Uzun süre tahtta kalabilmek için her 30 yılda bir sihirli bir tören olan heb-set gençleşme festivali yapılıyordu. Firavun öldüğü zaman cesedi mumyalanıyor, 70 günlük yastan sonra dirilince kullanmak üzere topladığı mallarla birlikte bir lahite konuluyor ve mezar kapatılıyordu. Tevrat, İncil ve Kuran'da geçen olaylarda bahsedilen Firavun'un, Ramses(II) olduğuna dair,İslam Dünyasında yaygın bir kanı mevcut ise de,bu düşüncenin bilimsel bir temeli yoktur. Eski Mısırlılar,arkalarında sayısız hiyeroglif,mezar odaları,mumyalar,tapınaklar,saraylar ve yazılı belgeler bıraktıkları halde, Antik Mısır bizim için gizemini hala korumaya devam ediyor. Çünkü Mısırlılar,başlarından geçen olayları doğru ve detaylı bir şekilde yazmıyorlardı. Yenilgi,kıtlık,hastalık,vs. gibi, Firavun ve onun hakimiyetine gölge düşürebilecek olaylar yok sayılır,bunlar belgelenmezdi. Örneğin;Ramses(II) döneminde,Mısırlılar ile Hititler arasında gerçekleşen meşhur Kadeş Savaşından, Mısır belgelerinde büyük bir zafer olarak bahsedilir. Fakat bugün biliyoruz ki Kadeş Savaşı hiç de Mısırlıların arzu ettiği şekilde sonuçlanmadı. Anlaşılan o ki, Eski Mısırlılar,işlerine gelmeyen olayları yazmıyor,resimlemiyorlardı. Zaten onların, kendilerinden sonra yaşayacak olan insanlara ışık tutmak, Mısır tarihini belgelemek gibi bir amaçları da yoktu. Saray duvarlarına çizilen hiyeroglifler tek bir amaca hizmet ediyordu. Firavunun üstünlüğünü ve hakimiyetini daha da pekiştirmek. Bu bakımdan bu hiyeroglifleri, bilinen en eski siyasi propoganda araçları olarak düşünebiliriz.
firavun bilgisi için webde arama yapın.

İlgili Olabilecek Başlıklar: