EROZYON
Alm. Erosion, Fr. Erosion (f), İng. Erosion. Yeryüzündeki engebe ve yükseklikleri deniz seviyesine indirmeye çalışan aşınma ve aşındırma olayı. Jeolojik aşındırma, geniş anlamıyla, karmaşık tabiat olaylarıdır. Bunlar parça koparıp sürükleyerek litosfer yüzeyini durmadan aşındırır. Yüzeyler özellikle...
Bu başlıkla ilgili :
Alm. Erosion, Fr. Erosion (f), İng. Erosion. Yeryüzündeki engebe ve yükseklikleri deniz seviyesine indirmeye çalışan aşınma ve aşındırma olayı. Jeolojik aşındırma, geniş anlamıyla, karmaşık tabiat olaylarıdır. Bunlar parça koparıp sürükleyerek litosfer yüzeyini durmadan aşındırır. Yüzeyler özellikle dağlık bölgeler ve çöller gibi bitki örtüsünün bulunmadığı yerlerde çok karakteristik ve belirgin biçimler alır. Erozyonun yıkıcı etkisi vâdiler, kanyonlar, dik yarlar, yalıyarlar, sirkler, dev kazanlar, mağaralar, güvercin delikleri ve tabiî köprüler meydana gelmesine sebeb olur.
Milyonlarca yıl süren
erozyon sonunda en yüksek dağlar bile düzlükler hâline gelebilir. Böyle bir aşınma devri iki basamağa ayrılabilir. “Genç” arazi henüz yükselmiş yer kabuğu kısmıdır. Aşınma yapan tesirlerin hücumuna uğrar. Akarsuyun tesiri ise en büyük olur. “Olgun” arazide akarsuların aşındırma tesiri yavaşlamıştır. “Yaşlı” arazide aşınma ve düzleşme sonucu peneplen adı verilen bir ova meydana çıkmıştır. Bu devir bölgede yenien bir yükselme olunca bozulur. Gençleşme ile aşınma devri yeniden ve canlı olarak başlar. Bunun sonucu olarak eski ve yeni aşınmayla karmaşık bir arazi
ortaya çıkar.
Doğrudan doğruya tesirli olan
erozyon sebepleri; yüzeyden serbest olarak akan veya ırmak yataklarında bulunan akarsular, denizin kayalara vurması ve gel-git olaylarıdır. Erozyona sebep olan diğer tesirler, yerçekimi ve rüzgârları doğuran basınç farklarıdır. En büyük aşınma, en dik ve rüzgâr hızının en büyük olduğu arazilerde olur. Mekanik aşınma akıcı (rüzgâr, su) maddelerinin taşıdığı taş, kum vb. taneciklerle daha kuvvetlenir. Bunlar çarparak kayaları aşındırır.
Değişik kaya tipleri aşınmaya karşı farklı direnç gösterirler. Aynı kaya kitlesi de değişik yerlerinin yapısının farklı oluşu veya aşınmaya açık olan yüzeylerin aynı büyüklükte olmaması yüzünden değişik aşınmaya uğrar. Umûmiyetle, granit lav, sert kumtaşları, kum tânecikleri sağlam yapışmış konglomeralar, kuvarsit, kalker ve dolomit gibi kayaların direnci daha büyüktür. Bunlar düzgün olmayan yeryüzü şekillerine yol açar. Öte yandan, killer, yumuşak kum taşları ve tüfler gibi kolayca aşındırılan kayalar için yumuşak eğimler, düzgün yüzey şekilleri ortaya çıkmaktadır.
Erozyon olaylarının cereyanı: Yağan yağmurlar yeryüzü toprağının ağaç ve ottan yoksun kısımlarında toprak zerrelerini kolaylıkla yerinden oynatırlar ve arazinin eğimi oranında aşağıya doğru sürüklemeye başlarlar. Yağışın şiddeti ve devamlılığı derecesine göre yağmur damlaları birbiriyle birleşerek, toprağı, taşı ve kaya parçalarını sürükleyecek kadar kuvvete sâhib olur ve bunları derelere, ırmaklara, nehirlere kadar götürürler. Bu akarsular vâsıtasıyla da özellikle toprak kısım denizlere kadar taşınır ve orada
erozyon olayı son bulur.
Arazinin yüzünün ot ve ağaçlarla örtülü olduğu kısımlarda yağmur sularının bir kısmı ot ve ağaçların kökleri aracılığıyla toprağın iç kısımlarına geçmekte ve bir kısmı da toprağı yerinden oynatmadan otların yüzünden kayıp akmaktadır.
Yağmur sularının ve bunların birleşmesiyle meydana gelen akarsuların denizlere kadar sürükleyip zâyi ettiği toprak, humus denilen ve bitkilerin asıl muhtaç olduğu yüzeydeki bitkisel topraktır. Humusu olmayan bir ârazide, ne ot ne de ağaç yetişmektedir. Böyle bir arazi kıraç veya çöl olarak adlandırılmaktadır.
Erozyonlar etkenlerine göre ikiye ayrılırlar:
a. Fiziksel
erozyon: Mekanik
erozyon da denir. Atmosferdeki ısı değişiklikleri ve akarsuların etkisi taş ve mineralleri parçalayıp ufaltır.
b. Kimyasal
erozyon: Karbondioksitli suların bazı kayaları eritmesi (kalker) bâzılarının da minerallerinin bileşimini değiştirmesi (feldispatların kaolene dönüşmesi) ile olur.
Genel olarak yukarıdaki iki tip
erozyon birbirinin devamıdır.
Tabiatta görülen
erozyon çeşitleri ise şunlardır:
A. Atmosfer
erozyonu: Havada ısı değişikliği, rüzgarlar, donma olayı ve çözünmeler, güneş ışınları, taşların parçalanmasına ve aşınmasına sebep olur. Taşların rengi fizikî aşınmayı etkiler. Koyu renkli taşlarda ısı absorbsiyonu daha çok olduğundan daha fazla ısınır. Böylece açık ve koyu renkli mineraller arasındaki genleşme ve sıkılaşma farkı büyür. Böylece parçalanma olayı meydana gelir. Bu olaya daha çok yarı kurak bölgelerde, çöllerde rastlanır.
B. Yağmur sularının
erozyonu: İçinde CO2 (Karbondioksid) bulunan suların kalker ve jips gibi eriyebilen tabakalarda yapmış olduğu kimyasal
erozyondur.
C. Akarsuların
erozyonu:
1. Seller: Dik yamaçlardan hızla akan geçici ve dengesiz akarsulardır. Bir selde üç kısım vardır: a) Suların biriktiği kısım ki, buna sel havuzu denir. b) Yamaç boyunca suların aktığı kısım ki buna kanal veya sel yatağı ismi verilir. c) Sürüklediği malzemeyi bıraktığı kısım ki buna sel veya birikinti konisi denir.
Hiç şüphesiz ki sellerin aşındırması hızlarına bağlıdır. Sel
erozyonunun karakteristik ve güzel misâli, Ürgüp civârındaki peribacalarında görülür.
2. Nehirler: Devamlı ve dengeli akarsulardır. Taşkınlar dışında yatağı bellidir. Nehirlerde aşınma geriye doğrudur. Bu aşınma sonucu ise nehir denge profilini kazanmaya başlar. Bir nehir yatağının iki tarafında ve yüksekte kalan eski yatak parçaları taraça ismini alır.
D. Denizlerin
erozyonu: Denizlerin yaptığı
erozyona abrozyon denir. Denizler, sürükledikleri çakıllarla ve dalgalarla fiziksel ve kimyâsal aşındırma yaparlar. Fiziksel aşındırma, dalgaların sürüklediği çakıl ve kumlarla olur. Bunlar sahillerin dik kısımlarına vurarak orayı aşındırırlar. Üst tarafta isnatsız kalan kısım çöker. Böylece falezler meydana gelir. Bunun sonucu ise kıyı geriler.
Deniz suları kimyâsal aşındırma ile de sâhildeki kayaları eriterek oyuk ve mağaralar meydana gelmesine sebep olurlar. Ayrıca taşların çatlakları arasında birikmiş olan tuzlar, tıpkı buz gibi ısı farkı sebebiyle hacmi büyüyerek taşların parçalanmasına sebep olurlar. Dalgaların hidrolik etkileri, dalganın şiddetine, yâni dalga yüksekliğine ve uzunluğuna bağlıdır.
E.Rüzgâr
erozyonu: Rüzgârlar, yarı kurak ve kurak bölgelerde yapmış oldukları aşındırma ile topoğrafyada bazı şekillerin ortaya çıkmasına sebep olurlar ve bazı çökükler meydana gelir. Aşındırma iki türlüdür:
1. Deflâsyon: Toz, kum ve hattâ çakılların rüzgâr tarafından bir yerden diğer yere taşınmasıdır. Daha çok kurak bölgelerde görülür. Çünkü kurak bölgelerde, kuru, bitkisiz bir zemin, toz kum ve alüvyon gibi çimentolanmış çökükler bulunur ve kuvvetli rüzgârlar vardır. Deflasyonun şiddeti taşıma gücüne bağlıdır. Rüzgâr taşıdığı toz ve kumları bir yerde biriktirerek kumul denilen kum tepelerini meydana getirir.
2. Korozyon: Rüzgârların oyma, çizme ve cilâlama olayıdır.
F. Canlıların
erozyonu: Hayvanlar ve bitkiler, taşların parçalanmasında ve ayrışmasında kendi çaplarına göre rol oynarlar. Bitkiler bulundukları yerleri nemli tuttuklarından suyun eritici etkisini kolaylaştırır. Bu etki, bitkilerin çürümesiyle meydana gelen humus asiti yardımıyla daha da artar. Büyük ağaçların ve bitkilerin kökleri, taşların çatlak ve yarıkları arasına girerek onların mekanik olarak parçalanmasına sebeb olurlar. Hayvanlar ise yuvalarını taşların içine yaparak taşları oyarlar. Bu oyuklar suların buralara kolayca girmesini sağlar ve böylece etki daha da içerilere doğru ulaşır.
Türkiyede
erozyon sebepleri: Sel sularının vadilerdeki tarlaları, bağları, bahçeleri söküp götürmesi bir fâciadır. Yamaçlar ve vâdileri bu hâle sokan
erozyonun sebepleri şöyle sıralanabilir:
1.Yanlış otlatma: Hayvanlar ilkbaharlarda çok erken otlatmaya çıkarılır. Otlar henüz kar altında filiz halindeyken, daha yetişmeden hayvanlar tarafından yenilir. Bu yüzden de otlak bütün yıl otsuz çıplak kalır.
2. Yanlış ekim yapma: Normal bir tarımda arazinin eğimine göre ekin, ot ve ağaç dikimi tesbit edilir. En fazla % 10 eğimli bir yere ekin ekilir. % 20ye kadar eğimli olan yer, otlak olarak kullanılır. Ondan daha fazla eğimli yerler ormana bırakılır. Oysa bizde, fundalığın veya ormanın sökülebilen % 45 eğimli yerine dahi ekin ekilmektedir. Eğimli arazide saban izlerinin tesviye eğrilerine paralel olması gerekirken, tersine yukarıdan aşağıya bir oluk şeklindedirler ve yağan yağmur suları buralardan aşağılara kolayca toprağı sürükler.
Toprak korumayı ele almış memleketlerde, arazinin belli eğimine göre ekim, ot veya ağaç yetiştirileceği kânunlarla tesbit edilmiştir.
3. Orman yangınları ve kaçak ağaç kesimleri: Yakacağı olmayan veya yakacak odun kesmeyi ve satmayı bir geçim yolu hâline getiren köylü, izinli odun kesemezse, yangın çıkarmayı kendinde hak görmüştür. Kaçak ağaç kesmek de aynı sebebe dayanır.
4. Başıboş keçi: Fundalıkların ve özellikle yeni yetişen ormanların baş düşmanı keçidir. Keçi, ağaçların yaprak ve filizlerini yemeyi sever. Filizi ve yaprağı kopmuş bir dal veya fidan ise artık yetişme özelliğini kaybeder.
5. Kökleme: Kökleme, fundalıktan ve ormandan ağaçları kesmek ve köklerini söküp çıkararak o yeri tarla hâline sokmaktır. Tarla hâline sokulan bu gibi yerlerden eğim derecesine göre, 5-20 yıl faydalanılır. Ondan sonra bu yer işe yaramaz hâle geldiği için terk edilir.
Erozyon kontrolü için bölgedeki arazi kullanma tipinin değiştirilmesi ve böylece
erozyona maruz alanların ormanlık veya mera hâline getirilmesi bir çâre olarak düşünülebilir. İkinci bir çâre, bölgenin teraslar, enine sürme, şeritler hâlinde sürme ve enine kanallarla donatılması gibi usûllerle
erozyona dayanıklı hâle getirilmesidir. Üçüncü olarak sedler çevre hendekleri, drenaj gibi mühendislik yapımlarıyla aşırı suyu tutup uzaklaştırarak bölgeye gelecek zararı önlemektir. Böylece arâziler ıslah edilerek
erozyondan fazla zarar görmez hâle gelir. Söz konusu edilen birinci ve ikinci çâreler arâzi kaybını önlemede üçüncüye nazaran daha tesirlidirler.
Bu usullerin sonucu, taşkınlar ve ortaya çıkacak diğer zararlar da önlenir. Bölgedeki değişiklikler bölgenin suları uzaklaştıran ana kanalın (boşaltıcının)rejiminde de değişikliklere sebep olur. Nehir rejimindeki bu değişiklikler toplam kullanılabilir su miktarına da tesir edecektir. Bu bölgede büyük çapta havza gelişimi plânlaması yapılırken bu etkiler çok dikkatli şekilde incelenmelidir. Yağışlı bölgelerde su temini yönünden fazla bir ters etki görülmemekle berâber, kurak iklimlerde su havzası idâresi plânlanmasındaki önem dolayısıyla ciddi ters etkiler ortaya çıkabilir. Mevcut suyun tamâmından faydalanılıyorsa, toplam havza verimindeki belirli bir azalma büyük önem taşıyabilir. Su akımının bütün
ihtiyaçları karşılamağa yetmediği bir bölgede su haklarıyla ilgili olarak mevcut suyun dağıtımında sıkı tedbirlerin alınması gerekir. Böyle yerlerde maksimum (debilerin) tutulması ve depo edilmesi birçok tüketiciler yönünden önem taşır.
Yurdumuzda, özellikle İç Anadoluda,
Konya ilinin Karapınar dolaylarında rüzgar
erozyonu meydana gelmektedir. Suların sebep olduğu
erozyon, bütün
Türkiye sathında, özellikle dağlık bölgelerde ortaya çıkmaktadır. Devlet Su İşlerinin yaptığı etütlere göre, Dicle, Fırat, Seyhan, Ceyhan, Yeşilırmak, Kızılırmak ve
Sakarya nehirlerinin her yıl sürükleyip denizlere götürdüğü humus toprağının toplamı 441 milyon tondur. Bu toprağın yok olması sonucu, 45-50 yıl önce bağlık, bahçelik ve tarımsal verimi çok yüksek olan araziler, şimdi tamamen kıraç topraklar haline gelmiştir. Bunun
Türkiyedeki başlıca sebebleri, yukarıda açıklanmıştır. Orta Anadolunun dağlık kısımları, Güney Anadoluda Toroslar,
Karadenizin sahile paralel uzanan dağları,
Marmara ve
Ege sahilleri kökleme adı verilen ormanı tarlalaştırma işleminin uygulanması sonucu, büyük bir
erozyona maruz kalmıştır.
Düzce, Hendek,
Bolu Dağları,
İzmir Körfezinin karşı kıyıları ve Uludağ bu uygulama sonucu bölge bölge kıraçlaşmış alanlara sahip hale gelmiştir. Söz konusu bu uygulama özellikle, Karadeniz sahillerinde iklimi bile etkisi altına almıştır. Güney, Batı ve Orta Anadolunun orman ve fundalıklarında da bu olay büyük çapta süregelmektedir.
Bugün dünyâdaki nüfûsun üçte biri yetersiz gıda almakta ve üçte biri ise orta gıda alabilmektedir. Yetersiz gıda alan
Hindistan,
Malezya,
Yemen,
Afrika ve Güney
Amerika ülkelerinde her yıl binlerce insan açlıktan ölmektedir. Ülkemizde de yıllık yaklaşık bir milyar ton verimli toprak kaybının önlenerek , ileride çıkması muhtemel beslenme problemlerine karşı şimdiden tedbir alınması ve
erozyonun önlenmesi için mümkün olduğu kadar gayret sarfedilmesi büyük önem taşımaktadır.
2. Alternatif : EROZYON
Alm. Erosion, Fr. Erosion (f), İng. Erosion. Yeryüzündeki engebe ve yükseklikleri deniz seviyesine indirmeye çalışan aşınma ve aşındırma olayı. Jeolojik aşındırma, geniş anlamıyla, karmaşık tabiat olaylarıdır. Bunlar parça koparıp sürükleyerek litosfer yüzeyini durmadan aşındırır. Yüzeyler özellikle dağlık bölgeler ve çöller gibi bitki örtüsünün bulunmadığı yerlerde çok karakteristik ve belirgin biçimler alır. Erozyonun yıkıcı etkisi vâdiler, kanyonlar, dik yarlar, yalıyarlar, sirkler, dev kazanlar, mağaralar, güvercin delikleri ve tabiî köprüler meydana gelmesine sebeb olur.
Milyonlarca yıl süren
erozyon sonunda en yüksek dağlar bile düzlükler hâline gelebilir. Böyle bir aşınma devri iki basamağa ayrılabilir. “Genç” arazi henüz yükselmiş yer kabuğu kısmıdır. Aşınma yapan tesirlerin hücumuna uğrar. Akarsuyun tesiri ise en büyük olur. “Olgun” arazide akarsuların aşındırma tesiri yavaşlamıştır. “Yaşlı” arazide aşınma ve düzleşme sonucu peneplen adı verilen bir ova meydana çıkmıştır. Bu devir bölgede yenien bir yükselme olunca bozulur. Gençleşme ile aşınma devri yeniden ve canlı olarak başlar. Bunun sonucu olarak eski ve yeni aşınmayla karmaşık bir arazi
ortaya çıkar.
Doğrudan doğruya tesirli olan
erozyon sebepleri; yüzeyden serbest olarak akan veya ırmak yataklarında bulunan akarsular, denizin kayalara vurması ve gel-git olaylarıdır. Erozyona sebep olan diğer tesirler, yerçekimi ve rüzgârları doğuran basınç farklarıdır. En büyük aşınma, en dik ve rüzgâr hızının en büyük olduğu arazilerde olur. Mekanik aşınma akıcı (rüzgâr, su) maddelerinin taşıdığı taş, kum vb. taneciklerle daha kuvvetlenir. Bunlar çarparak kayaları aşındırır.
Değişik kaya tipleri aşınmaya karşı farklı direnç gösterirler. Aynı kaya kitlesi de değişik yerlerinin yapısının farklı oluşu veya aşınmaya açık olan yüzeylerin aynı büyüklükte olmaması yüzünden değişik aşınmaya uğrar. Umûmiyetle, granit lav, sert kumtaşları, kum tânecikleri sağlam yapışmış konglomeralar, kuvarsit, kalker ve dolomit gibi kayaların direnci daha büyüktür. Bunlar düzgün olmayan yeryüzü şekillerine yol açar. Öte yandan, killer, yumuşak kum taşları ve tüfler gibi kolayca aşındırılan kayalar için yumuşak eğimler, düzgün yüzey şekilleri ortaya çıkmaktadır.
Erozyon olaylarının cereyanı: Yağan yağmurlar yeryüzü toprağının ağaç ve ottan yoksun kısımlarında toprak zerrelerini kolaylıkla yerinden oynatırlar ve arazinin eğimi oranında aşağıya doğru sürüklemeye başlarlar. Yağışın şiddeti ve devamlılığı derecesine göre yağmur damlaları birbiriyle birleşerek, toprağı, taşı ve kaya parçalarını sürükleyecek kadar kuvvete sâhib olur ve bunları derelere, ırmaklara, nehirlere kadar götürürler. Bu akarsular vâsıtasıyla da özellikle toprak kısım denizlere kadar taşınır ve orada
erozyon olayı son bulur.
Arazinin yüzünün ot ve ağaçlarla örtülü olduğu kısımlarda yağmur sularının bir kısmı ot ve ağaçların kökleri aracılığıyla toprağın iç kısımlarına geçmekte ve bir kısmı da toprağı yerinden oynatmadan otların yüzünden kayıp akmaktadır.
Yağmur sularının ve bunların birleşmesiyle meydana gelen akarsuların denizlere kadar sürükleyip zâyi ettiği toprak, humus denilen ve bitkilerin asıl muhtaç olduğu yüzeydeki bitkisel topraktır. Humusu olmayan bir ârazide, ne ot ne de ağaç yetişmektedir. Böyle bir arazi kıraç veya çöl olarak adlandırılmaktadır.
Erozyonlar etkenlerine göre ikiye ayrılırlar:
a. Fiziksel
erozyon: Mekanik
erozyon da denir. Atmosferdeki ısı değişiklikleri ve akarsuların etkisi taş ve mineralleri parçalayıp ufaltır.
b. Kimyasal
erozyon: Karbondioksitli suların bazı kayaları eritmesi (kalker) bâzılarının da minerallerinin bileşimini değiştirmesi (feldispatların kaolene dönüşmesi) ile olur.
Genel olarak yukarıdaki iki tip
erozyon birbirinin devamıdır.
Tabiatta görülen
erozyon çeşitleri ise şunlardır:
A. Atmosfer
erozyonu: Havada ısı değişikliği, rüzgarlar, donma olayı ve çözünmeler, güneş ışınları, taşların parçalanmasına ve aşınmasına sebep olur. Taşların rengi fizikî aşınmayı etkiler. Koyu renkli taşlarda ısı absorbsiyonu daha çok olduğundan daha fazla ısınır. Böylece açık ve koyu renkli mineraller arasındaki genleşme ve sıkılaşma farkı büyür. Böylece parçalanma olayı meydana gelir. Bu olaya daha çok yarı kurak bölgelerde, çöllerde rastlanır.
B. Yağmur sularının
erozyonu: İçinde CO2 (Karbondioksid) bulunan suların kalker ve jips gibi eriyebilen tabakalarda yapmış olduğu kimyasal
erozyondur.
C. Akarsuların
erozyonu:
1. Seller: Dik yamaçlardan hızla akan geçici ve dengesiz akarsulardır. Bir selde üç kısım vardır: a) Suların biriktiği kısım ki, buna sel havuzu denir. b) Yamaç boyunca suların aktığı kısım ki buna kanal veya sel yatağı ismi verilir. c) Sürüklediği malzemeyi bıraktığı kısım ki buna sel veya birikinti konisi denir.
Hiç şüphesiz ki sellerin aşındırması hızlarına bağlıdır. Sel
erozyonunun karakteristik ve güzel misâli, Ürgüp civârındaki peribacalarında görülür.
2. Nehirler: Devamlı ve dengeli akarsulardır. Taşkınlar dışında yatağı bellidir. Nehirlerde aşınma geriye doğrudur. Bu aşınma sonucu ise nehir denge profilini kazanmaya başlar. Bir nehir yatağının iki tarafında ve yüksekte kalan eski yatak parçaları taraça ismini alır.
D. Denizlerin
erozyonu: Denizlerin yaptığı
erozyona abrozyon denir. Denizler, sürükledikleri çakıllarla ve dalgalarla fiziksel ve kimyâsal aşındırma yaparlar. Fiziksel aşındırma, dalgaların sürüklediği çakıl ve kumlarla olur. Bunlar sahillerin dik kısımlarına vurarak orayı aşındırırlar. Üst tarafta isnatsız kalan kısım çöker. Böylece falezler meydana gelir. Bunun sonucu ise kıyı geriler.
Deniz suları kimyâsal aşındırma ile de sâhildeki kayaları eriterek oyuk ve mağaralar meydana gelmesine sebep olurlar. Ayrıca taşların çatlakları arasında birikmiş olan tuzlar, tıpkı buz gibi ısı farkı sebebiyle hacmi büyüyerek taşların parçalanmasına sebep olurlar. Dalgaların hidrolik etkileri, dalganın şiddetine, yâni dalga yüksekliğine ve uzunluğuna bağlıdır.
E.Rüzgâr
erozyonu: Rüzgârlar, yarı kurak ve kurak bölgelerde yapmış oldukları aşındırma ile topoğrafyada bazı şekillerin ortaya çıkmasına sebep olurlar ve bazı çökükler meydana gelir. Aşındırma iki türlüdür:
1. Deflâsyon: Toz, kum ve hattâ çakılların rüzgâr tarafından bir yerden diğer yere taşınmasıdır. Daha çok kurak bölgelerde görülür. Çünkü kurak bölgelerde, kuru, bitkisiz bir zemin, toz kum ve alüvyon gibi çimentolanmış çökükler bulunur ve kuvvetli rüzgârlar vardır. Deflasyonun şiddeti taşıma gücüne bağlıdır. Rüzgâr taşıdığı toz ve kumları bir yerde biriktirerek kumul denilen kum tepelerini meydana getirir.
2. Korozyon: Rüzgârların oyma, çizme ve cilâlama olayıdır.
F. Canlıların
erozyonu: Hayvanlar ve bitkiler, taşların parçalanmasında ve ayrışmasında kendi çaplarına göre rol oynarlar. Bitkiler bulundukları yerleri nemli tuttuklarından suyun eritici etkisini kolaylaştırır. Bu etki, bitkilerin çürümesiyle meydana gelen humus asiti yardımıyla daha da artar. Büyük ağaçların ve bitkilerin kökleri, taşların çatlak ve yarıkları arasına girerek onların mekanik olarak parçalanmasına sebeb olurlar. Hayvanlar ise yuvalarını taşların içine yaparak taşları oyarlar. Bu oyuklar suların buralara kolayca girmesini sağlar ve böylece etki daha da içerilere doğru ulaşır.
Türkiyede
erozyon sebepleri: Sel sularının vadilerdeki tarlaları, bağları, bahçeleri söküp götürmesi bir fâciadır. Yamaçlar ve vâdileri bu hâle sokan
erozyonun sebepleri şöyle sıralanabilir:
1.Yanlış otlatma: Hayvanlar ilkbaharlarda çok erken otlatmaya çıkarılır. Otlar henüz kar altında filiz halindeyken, daha yetişmeden hayvanlar tarafından yenilir. Bu yüzden de otlak bütün yıl otsuz çıplak kalır.
2. Yanlış ekim yapma: Normal bir tarımda arazinin eğimine göre ekin, ot ve ağaç dikimi tesbit edilir. En fazla % 10 eğimli bir yere ekin ekilir. % 20ye kadar eğimli olan yer, otlak olarak kullanılır. Ondan daha fazla eğimli yerler ormana bırakılır. Oysa bizde, fundalığın veya ormanın sökülebilen % 45 eğimli yerine dahi ekin ekilmektedir. Eğimli arazide saban izlerinin tesviye eğrilerine paralel olması gerekirken, tersine yukarıdan aşağıya bir oluk şeklindedirler ve yağan yağmur suları buralardan aşağılara kolayca toprağı sürükler.
Toprak korumayı ele almış memleketlerde, arazinin belli eğimine göre ekim, ot veya ağaç yetiştirileceği kânunlarla tesbit edilmiştir.
3. Orman yangınları ve kaçak ağaç kesimleri: Yakacağı olmayan veya yakacak odun kesmeyi ve satmayı bir geçim yolu hâline getiren köylü, izinli odun kesemezse, yangın çıkarmayı kendinde hak görmüştür. Kaçak ağaç kesmek de aynı sebebe dayanır.
4. Başıboş keçi: Fundalıkların ve özellikle yeni yetişen ormanların baş düşmanı keçidir. Keçi, ağaçların yaprak ve filizlerini yemeyi sever. Filizi ve yaprağı kopmuş bir dal veya fidan ise artık yetişme özelliğini kaybeder.
5. Kökleme: Kökleme, fundalıktan ve ormandan ağaçları kesmek ve köklerini söküp çıkararak o yeri tarla hâline sokmaktır. Tarla hâline sokulan bu gibi yerlerden eğim derecesine göre, 5-20 yıl faydalanılır. Ondan sonra bu yer işe yaramaz hâle geldiği için terk edilir.
Erozyon kontrolü için bölgedeki arazi kullanma tipinin değiştirilmesi ve böylece
erozyona maruz alanların ormanlık veya mera hâline getirilmesi bir çâre olarak düşünülebilir. İkinci bir çâre, bölgenin teraslar, enine sürme, şeritler hâlinde sürme ve enine kanallarla donatılması gibi usûllerle
erozyona dayanıklı hâle getirilmesidir. Üçüncü olarak sedler çevre hendekleri, drenaj gibi mühendislik yapımlarıyla aşırı suyu tutup uzaklaştırarak bölgeye gelecek zararı önlemektir. Böylece arâziler ıslah edilerek
erozyondan fazla zarar görmez hâle gelir. Söz konusu edilen birinci ve ikinci çâreler arâzi kaybını önlemede üçüncüye nazaran daha tesirlidirler.
Bu usullerin sonucu, taşkınlar ve ortaya çıkacak diğer zararlar da önlenir. Bölgedeki değişiklikler bölgenin suları uzaklaştıran ana kanalın (boşaltıcının)rejiminde de değişikliklere sebep olur. Nehir rejimindeki bu değişiklikler toplam kullanılabilir su miktarına da tesir edecektir. Bu bölgede büyük çapta havza gelişimi plânlaması yapılırken bu etkiler çok dikkatli şekilde incelenmelidir. Yağışlı bölgelerde su temini yönünden fazla bir ters etki görülmemekle berâber, kurak iklimlerde su havzası idâresi plânlanmasındaki önem dolayısıyla ciddi ters etkiler ortaya çıkabilir. Mevcut suyun tamâmından faydalanılıyorsa, toplam havza verimindeki belirli bir azalma büyük önem taşıyabilir. Su akımının bütün
ihtiyaçları karşılamağa yetmediği bir bölgede su haklarıyla ilgili olarak mevcut suyun dağıtımında sıkı tedbirlerin alınması gerekir. Böyle yerlerde maksimum (debilerin) tutulması ve depo edilmesi birçok tüketiciler yönünden önem taşır.
Yurdumuzda, özellikle İç Anadoluda,
Konya ilinin Karapınar dolaylarında rüzgar
erozyonu meydana gelmektedir. Suların sebep olduğu
erozyon, bütün
Türkiye sathında, özellikle dağlık bölgelerde ortaya çıkmaktadır. Devlet Su İşlerinin yaptığı etütlere göre, Dicle, Fırat, Seyhan, Ceyhan, Yeşilırmak, Kızılırmak ve
Sakarya nehirlerinin her yıl sürükleyip denizlere götürdüğü humus toprağının toplamı 441 milyon tondur. Bu toprağın yok olması sonucu, 45-50 yıl önce bağlık, bahçelik ve tarımsal verimi çok yüksek olan araziler, şimdi tamamen kıraç topraklar haline gelmiştir. Bunun
Türkiyedeki başlıca sebebleri, yukarıda açıklanmıştır. Orta Anadolunun dağlık kısımları, Güney Anadoluda Toroslar,
Karadenizin sahile paralel uzanan dağları,
Marmara ve
Ege sahilleri kökleme adı verilen ormanı tarlalaştırma işleminin uygulanması sonucu, büyük bir
erozyona maruz kalmıştır.
Düzce, Hendek,
Bolu Dağları,
İzmir Körfezinin karşı kıyıları ve Uludağ bu uygulama sonucu bölge bölge kıraçlaşmış alanlara sahip hale gelmiştir. Söz konusu bu uygulama özellikle, Karadeniz sahillerinde iklimi bile etkisi altına almıştır. Güney, Batı ve Orta Anadolunun orman ve fundalıklarında da bu olay büyük çapta süregelmektedir.
Bugün dünyâdaki nüfûsun üçte biri yetersiz gıda almakta ve üçte biri ise orta gıda alabilmektedir. Yetersiz gıda alan
Hindistan,
Malezya,
Yemen,
Afrika ve Güney
Amerika ülkelerinde her yıl binlerce insan açlıktan ölmektedir. Ülkemizde de yıllık yaklaşık bir milyar ton verimli toprak kaybının önlenerek , ileride çıkması muhtemel beslenme problemlerine karşı şimdiden tedbir alınması ve
erozyonun önlenmesi için mümkün olduğu kadar gayret sarfedilmesi büyük önem taşımaktadır.
3. Alternatif : Erozyon
thumbErozyon, diğer adıyla "
aşınım", yer kabuğunu oluşturan
kayaçların, başta
akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmesi veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı.
[[http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF3FB36B5C02E7607F&KELIME=erozyon | Erozyon Nedir?] TDK Sözlük]
Tarımda kullanılan alanların %70'i özelliklerini kaybederek dünya genelinde toplam kara üzerinde %30 civarında
çölleşmeye sebep olmuştur. Dünyada erozyon sebebiyle çölleşme tehlikesi bulunan 110 ülke bulunmaktadır. Bu çerçevede
Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından yapılan hesaplamalarla, dünyada çölleşme ve erozyonun önüne geçebilmek için yılda 42 milyar dolar harcanması gerektiği bulunmuştur.
Türkiye topraklarının ise, %90'ı su erozyonu, %1'i de rüzgâr erozyonuna maruz kalmaktadır. Tarım topraklarında bu oran su erozyonu için %75 civarındadır. Türkiye'deki erozyon sonucunda yılda 500 milyon ton verimli toprak kaybedilmektedir.
[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm | Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi]
Doğal şartlarda gerçekleştiğinde kaybedilen verimli topraklar, doğal döngü çerçevesinde telafi edilebilmektedir. Erozyon bilinçsizlik ve insan etkisiyle telafi edilemez boyutlara ulaşabilmektedir. Erozyonun etkisi sebebiyle kaybedilen verimli topraklar tarımsal üretim kapasitesinin düşmesine sebep olmaktadır. Erozyonun oluşması doğal faktörler ile gerçekleşmekte ancak erozyonun telafi edilemez zararlara sebep olması, insanların bu faktörleri hızlandırmasıyla gerçekleşmektedir.
Erozyon çeşitlerinden olan su erozyonu en etkili erozyondur. Bu erozyonda yağmur damlalarının aşındırmasının yanında yüzey akışa geçen sularında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Diğer bir erozyon çeşidi olan rüzgar erozyonu ise rüzgarın etkisiyle gerçekleşen aşınım ve taşınım olayıdır.
Erozyonun verimli toprakların kaybına yol açmasının yanında peri bacalarının oluşumuna yol açaması, doğal bir güzelliğin meydana gelerek turizm bölgeleri oluşturmasına ve bir
tezat oluşturmasına neden olmaktadır. Uzun yıllar sonunda özel erozyon çeşitlerinden olan korunmuş sütun erozyonu bu olşmlara sebep olmaktadır.
Nedenleri
thumb
Erozyon oluşumunun nedenleri doğal unsurlardır. Diğer bir söylemle erozyon tabiatın kuruluşundan bu güne kadar gerçekleşen ve tabii bir olaydır. Doğal yolla gerçekleşen bu erozyon
tabiat tarafından toprak oluşumu ile dengelenebilmektedir. Ancak doğal yolla gerçekleşen erozyon insanların etkisiyle tabiatın karşılayamayacağı oranda artabilmektedir. Bu şekildeki erozyona
Hızlandırılmış erozyon denilir.
[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm | Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] [[http://www.kktob.org/odm/Erozyon.htm | Hızlandırılmış Erozyon] KKTC Orman Dairesi Müdürlüğü]Erozyonun tanımından da anlaşılacağı gibi erozyonun en önemli nedeni, toprağın aşınıp taşınmasına etki edebilecek faktörlerin etkisinin arttırılmasıdır. Bitki örtüsü yönünden zayıf toprakların taşınımı oldukça kolaydır.
[[http://www.omafra.gov.on.ca/english/engineer/facts/87-040.htm | Toprak Erozyonunun sebep ve etkileri (İngilizce)] Ontario tarım bakanlığı / Kanada] Rüzgar,yüzey akışa geçmiş
yağış ve sulama suları,
yerçekiminin eğim ile birleşerek toprağı taşıyabilmesi bitki örtüsünün varlığı ile yakından ilgilidir. Bitki örtüsü topraktaki eğime rağmen toprak parçalarının önünde set oluşturarak taşınımını engelleyebilir. Rüzgarın ve yağmur damlalarının etkisini azaltarak aşınımı ve taşınımı yavaşlatabilir. Erozyonun en önemli sebeplerinden bir taneside bilgisizliktir. Özellikle
tarım yapılan arazilerde, bilinçli olunmadan erozyonun artması sağlanmaktadır. Tarımsal arazilerde
anızların yakılması kısa vadeli ürün artışına sebep olur. Bunun sonucunda yeterli bilgi sahibi olmayan çiftçi anızları yakarak toprak yapısı ve toprakta yaşayan canlılara zarar vererek dolaylı yollarla erozyona sebep olabileceği gibi. Eğim yönünde tarlasını sürerek toprağın yerçekimi, su veya rüzgarın etkisiyle taşınımına sebep olabilir. Orman yangınlarıda doğal bitki örtüsü ve yaşayan organizmaların yok olması ile erozyonun artışına sebep olmaktadır.
[[http://www.1bilgi.com/cevre-bilimleri/3585/erozyonun-nedenleri.html | Erozyonun nedenleri] 1bilgi Web Sitesi] Özellikle dağlık alanlardaki
ormanların yanarak yok olması erozyonu daha fazla etkiler. Erozyon yağışın dışında mevcut
akarsu,
dere veya
göller ilede gerçekleşebilir. Örneğin akarsular, suyun aşındırma gücü sayesinde toprağı aşındırarak bir başka yere taşıyabilirler. Yoğun yağışlar sonrasında taşkınların olması ile de toprak taşınabilir. Suyun aşındırma gücü oldukça fazladır. Örnek olarak deniz tabanındaki taşların büyük bir kısmı yuvarlak şekillidir. Bunun sebebi taşların yeterince sert olmaması değil, suyun aşındırma gücünün oldukça yüksek olmasıdır.
Toprağın bünyeside erozyonun başlıca nedeni olabilmektedir. Kumsallarda rahatlıkla görebildiğimiz
kum bünyeli topraklar erozyona dayanıksızlıkları nedeniyle erozyona neden olabilirler.
Toprak oluşumu ve erozyona etkileri
Erozyonun gerçekleşmesinde toprak özelliklerinin de önemli bir etkisi vardır. Toprak oluşumuna etki eden
faktörler, toprak özelliklerini de etkileyerek, erozyon gerçekleşme olasılığını artırır. Toprak oluşumunun erozyona etkileri 5 farklı şekilde olur.
[[http://www.e-cografya.com/fiziki/toprak/faktor.html | Toprağı oluşturan faktörler] E-Coğrafya internet sayfası]
Zaman, Toprak oluşumunda etkili olan faktörlerden birtanesi zamandır.
[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm | Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] Her bir toprağın oluşması için aynı miktarda zamana ihtiyaç duyulmaz. Bazı topraklar daha uzun zamanda oluşurken bazıları için daha kısa zaman yeterli olur. Örnek olarak yumuşak ana materyalden daha kısa sürede toprak oluşur. Erozyona uğrayan topraklarda toprak derinliği azaldıkça oluşum hızı artar. Böyle topraklardan toprağın derinliğinin artması, aşınım hızı ve oluşum hızı arasındaki dengeye bağlıdır. Buna göre;
Oluşum hızı > Aşınım hızı ise, Derinlik artar
Oluşum hızı < Aşınım hızı ise, Derinlik azalır
Oluşum hızı = Aşınım hızı ise, Derinlik değişmez
İklim, Toprak oluşumunda etkili olan ikinci öneli faktör ise iklim faktörüdür.[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm | Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] İklim olayları toprağın oluşma hızını etkilediği gibi aşınımı ve oluşacek toprak çeşidini de etkileyebilmektedir. Örneğin yağışın etkisi ile toprak oluşumunda toprağa düşen suyun bir kısmı toprağın içine sızar, bir kısmı da yüzey akışa geçer. Toprak içine sızan su, profil boyunca yıkanmalara neden olarak toprak oluşumu ve erozyona etkide bulunur. Sıcak ve az yağışlı bölgelerde su aşınımı az olur. Sıcak ve kurak ya da soğuk ve kurak yerlerde rüzgâr aşınımı ortaya çıkar.
Topografya ve drenaj, İklim etkisi dışında topografya ve drenajın da önemli etkisi bulunmaktadır.
Topraktaki eğim, yükselti v.b. tüm faktörler, gerek yağışların, gerekse yer çekiminin etkisiyle o bölgenin topraklarının taşınımı üzerinde etkili faktörlerdir. Bu taşınım toprağın alt katmanlarının aşınması ve toprak oluşumunu etkileyeceği gibi toprağın derinliği ve erozyona uğramasını da doğrudan etkileyecektir. Tüm bu etmenler topografya ve drenajın erozyona etkisini göstermektedir.
Canlılar, Doğada toprağın oluşumu, aşınımı ve erozyona etkisi olan önemli faktörlerden birtaneside canlılardır.[[http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Erozyon | Erozyon] Türkçe Bilgi İnternet sitesi] Mikro ve makro organizmalar toprak oluşumunda, salgıları veya hareketleri ile toprak oluşumunu hızlandırırlar. Toprak oluşumunun hızlanması ile toprak derinliği artar. Bu çerçevede toprak oluşumu ve erozyona dolaylı olarak etkisi bulunan canlıların varlıkları erozyon ile mücadelede önemli bir yer tutar. Örnek olarak tarımda anızların yakılarak yokedilmesi, toprakta yaşayan mikroorganizmaların ölmesine neden olarak toprak oluşumuna engel olur. Aynı zamanda bu canlıların sayılarının azalması ile topraktaki bitki besin elementlerinin bitkilerce kullanılabilir forma dönüştürülmesininde imkanı kalmaz. Sonuç olarak bitkiler besin maddelerinden yararlanamayarak ölürler. Toprakların çoraklaşarak erozyonun önü açılır.
Ana mataryal, Toprağın oluştuğu bölgedeki ana materyal, toprağın çeşidini ve erozyona dayanımını etkileyen bir diğer önemli faktördür..[[http://www.e-cografya.com/fiziki/toprak/faktor.html | Toprağı oluşturan faktörler] E-Coğrafya internet sayfası]
Diğer bir değişle ana materyal, oluşacak olan toprağın özelliklerini oldukça önemli bir şekilde etkiler. Örneğin yumuşak kalkerlerden rendzina topraklar, sert kalkerlerden ise terra rosa toprakları oluşur. Rendzina topraklar erozyona karşı daha duyarlı, terra-rosa topraklar ise daha dirençlidir. Çeşitleri
Su erozyonu
thumb
thumb
En yoğun görülen erozyon çeşididir.[[http://www.cevreorman.gov.tr/toprak_03.htm | Erozyon ve Çölleşme] T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı]
Suyun toprağı aşındırıp taşıma şekli açısından bakıldığında ise;
Damla erozyonu
Yüzey akış erozyonu
Oluk erozyonu
Yarıntı erozyonu
Akarsu yataklarının yarattığı erozyon
olarak 5'e ayrılabilir.[[http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=toprak_su/index.htm&curdir=%5Chizmetler%5Cyayinlar%5Ce-kitap%5Ctoprak_su&fl=su_erozyonu.htm | Erozyon] T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı]
Damla erozyonu, Damla erozyonu, yağış esnasında damlanın düştüğü sırada toprağı aşındırması ve mevcut enerjisi ile toprağı sıçratarak taşıması sonucu oluşan erozyondur. Bu sıçramalar 60 cm yukarıya 100 - 150 cm uzağa kadar olabilmektedir.[[http://www.dpiw.tas.gov.au/inter.nsf/WebPages/TPRY-5Z522V?open | Splash Erosion] DPIW Tasmania Web Sitesi (İngilizce)] Bu erozyon çeşidi en ciddi aşınım ve taşınım yaratan erozyondur. Toprakların bitki örtüsü ile kaplı olması bu erozyonu önlemenin en önemli etmenlerindendir.
Damla erozyonuna etki eden unsurlar ise aşağıdaki gibidir.
Şekil açısı
Sıçrama açısı
Krater genişliği
Damlanın yüksekliği
Eğer yüzeyde birikmiş su tabakası varsa sıçrama açısı küçülür ve yaklaşık 85 - 90 derece civarında bir açı oluşur. Bu erozyon çeşidi yağmurun ilk başladığı sırada etkili olan bir erozyon olmasına karşın akan suya oranla daha etkilidir. Damlanın çapı da verdiği zarar ile doğru orantılıdır. Bir örnek ile anlatmak gerekirse 2 mm çapındaki bir yağmur damlası limit hızda yere çarptığında yaklaşık olarak 40 g ağırlığındaki bir toprağı 1 cm kadar havalandırabilir..[[http://www.dpiw.tas.gov.au/inter.nsf/WebPages/TPRY-5Z522V?open | Splash Erosion] DPIW Tasmania Web Sitesi (İngilizce)]
thumb
Bu erozyonda yağışın etkisi ile toprak sıkıştırılarak yüzeyde geçirimsiz olan bir tabaka oluşumunada neden olur.
Yüzey akış erozyonu, İnfiltre olmayan suyun, yüzey akışa geçerek toprak yüzeyinde bulunan tanecikler ve parçalanmış agregatlar ile karışıp yaratmış olduğu erozyon çeşididir.[[http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=toprak_su/index.htm&curdir=%5Chizmetler%5Cyayinlar%5Ce-kitap%5Ctoprak_su&fl=su_erozyonu.htm | Erozyon] T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı]
Yüzey akış erozyonu her zaman gözlemlenemez özellikle toprak renginin koyu olması gözlemlemeyi oldukça zorlaştırır.
Oluk erozyonu,
Yüzey akışın devam etmesi ile aşınım artar ve belirli bir aşamadan sonra oluklar oluşur.[[http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=toprak_su/index.htm&curdir=%5Chizmetler%5Cyayinlar%5Ce-kitap%5Ctoprak_su&fl=su_erozyonu.htm | Erozyon] T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı]
Oluşan oluklar aracışığı ile erozyon hızlanarak devam eder. Bu şekildeki erozyona "Oluk erozyonu" denilmektedir.
Yarıntı erozyonu (Gully), Oluk erozyonunun ilerleyen aşamasından sonra artık oluklar daha geniş ve derin bir hal almaya başlarlar. Oluklara göre daha büyük olarak yarıntılar oluşur ve bu erozyona yarıntı erozyonu denir..[[http://www.land.vic.gov.au/dpi/nreninf.nsf/childdocs/-2BAF4D73531CD1544A2568B3000505AF-BFCF7D5EBE9AE2BCCA256BC80004E969-E0748385F51119DA4A256DEA0028C1CF-52D3FA2D1F38E4E1CA256BCF000AD506?open | Gully Erosion (ingilizce)] ] [[http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=toprak_su/index.htm&curdir=%5Chizmetler%5Cyayinlar%5Ce-kitap%5Ctoprak_su&fl=su_erozyonu.htm | Erozyon] T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı]
Yarıntı erozyonu şekillerine göre 3 şekilde incelenir.
U şeklindeki yarıntılar
V şeklindeki yarıntılar
Basamak şeklindeki yarıntılar
thumb
Akarsu yataklarının yarattığı erozyon, Akarsular aktıkları yatakları derinlemesine ve genişlemesine aşındırırlar bu şekildeki erozyona "Akarsu Yataklarının Yarattığı Erozyon" denir.[[http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=toprak_su/index.htm&curdir=%5Chizmetler%5Cyayinlar%5Ce-kitap%5Ctoprak_su&fl=su_erozyonu.htm | Erozyon] T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı]
Aşındırma akarsuyun debisine göre değişir. Bu tip erozyonda materyalin taşınımı üç şekilde gerçekleşir.
Süspansiyon şekilde taşınım
Sıçramalar şeklinde taşınım
Yatak yükü şeklinde taşınımRüzgâr erozyonu
thumb
Rüzgâr erozyonu sonucu verimli toprakların kaybı, buharlaşmanın hızlanmasıyla toprak emliliğinin azalması, bitki büyümesinin yavaşlaması, ulaşımın aksaması ve verimin düşmesi olumsuzluklarını ortaya çıkarmaktadır..[[http://www.nrw.qld.gov.au/land/management/erosion/index.htmleffects| Soil Erosion (ingilizce)] Queensland Goverment İnternet sitesi] Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir. Rüzgâr erozyonu en şiddetli olarak; bitki örtüsünün fakir, iklimin kurak olduğu İç ve Doğu Anadolu'da görülür. Rüzgâr erozyonu bitki örtüsünün fazla olmadığı yerlerde çok etkilidir. Rüzgar erozyonu üç farklı şekilde meydana gelmektedir.[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm| Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] Bunlar,
Hava akımı ile uçma
Yüzeyde sürüklenme
Sıçrama
Hava akımı ile uçma, Hava akımının etkisiyle çapları 0,1 mm den daha küçük olan toprak parçaları yüzeyden yükselerek rüzgarın etkisiyle harekete geçerler.[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm| Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] Bu şekilde yüzeyden yükselen toprak parçaları bulundukları yerlerden daha varklı bölgelere kadar uçarak toprağın taşınımına sebep olurlar. Bu yolla taşınan toprak parçaları yüzlerce kilometre taşınabilirler. Bu şekilde taşınımın önüne geçilebilmesindeki en önemli faktör bitki bitki örtüsüdr. Bitki örtüsü rüzgarın etkisini azaltacağı gibi toprak parçalarının çarparak uzaklaşmasınıda engeller..[[http://www.agri.ankara.edu.tr/soil_sciences/1235_Bolum_10_Ruzgar_Erozyonu_ve_Kontrolu.pdf | Rüzgar Erozyonu ve Kontrolü (PDF)] Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi]
Yüzeyde sürüklenme, Rüzgarın etkisi ile harekete geçmiş ancak boyutları sebebiyle yüzeyden fazla yükselemeyen toprak parçacıkları yüzeyde sürüklenerek taşınırlar. Bu şekilde taşınan toprakların çapları 0,5 mm ile 1mm arasındadır.[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm| Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] Sıçrama ile taşınan toprakların çarpması bu toprak parçalarının hızlarını arttırmasına neden olur. Aynı zamanda çarpışan parçaların çapları küçülerek taşınımları kolaylaşır.
Sıçrama,Toprağın bazı parçaları rüzgar etkisi ile yükselip rüzgâr doğrultusunda yükselmeye başlar. Bu toprak parçaları hava akımıyla uçan parçalar kadar küçük değilse belirli bir yükseklikten sonra rüzgarın da etkisini yitirmesi ile yere doğru düşerler. Bu şekilde sürekli sıçramalar ile toprak taşınımı olması durumunda buna sıçrama ile taşıma denilir. Bu tipteki rüzgar erozyonuna maruz kalan toprak çapları 0,1 mm ile 0,5 mm arasındadır.[[http://www.tema.org.tr/CevreKutuphanesi/Erozyon/TurkiyedeErozyon.htm| Türkiye'de Erozyon] TEMA Vakfı İnternet sitesi] Özel erozyon çeşitleri
Su, rüzgar ve benzeri aşındırıcı etmenlerin etkisinin yanısıra özel koşullarda gerçekleşen erozyonlardır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları]
Bu erozyonların gerçekleşebilmesi için birden fazla koşulun mevcut olması beklenir.
thumb
Tünel erozyonu, Üst kısımda sıkışmış bir toprak tabakası varken yoğun bitki kökleri tarafından sarılmış üst toprak tabakasının altında eğer su ile doymuş bir tabaka bulunursa toprağın altında bir aşınma gerçekleşir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları]
Bu aşınım sonrasında üst kısımdaki sıkışmış toprağın durumunu korumasına karşılık toprağın altında tüneli andıran boşluk oluşur. Bu şekilde oluşmuş erozyonlara tünel erozyonu adı verilir.
Sivri tepe erozyonu = Daha çok volkanik tepelerdeki aşınmalar sonucu oluşan sivri tepelerdir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları]
Bu erozyon tipinde rüzgarın etkisi önemlidir. Rüzgar etkisi ile tepelerde aşınım gerçekleşir. Bu aşınım sonucunda sivrilmiş tepeler meydana gelir. Tepelerin sivri görünümde olmasının temel sebebi tepeyi oluşturan kayaçtır.
Korunmuş sütun erozyonu = Volkanik arazilerdeki çok siddetli aşınımlardır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları] Sel suları yamaçlardan inerken buradaki kayaları aşındırlar. Üst kesimde yer alan bazı sert kayalar aşınmayarak altlarında sütun boyunca aşınmamış bölgelerin oluşmasını sağlarlar. Üzerinde sert kaya bulunmayan kısımlar ise aşınarak taşınmaya başlar. Bu şekilde oluşan erozyonda sütunların üzerlerindeki sert kayalar rahatlıkla gözlemlenebilir. Peri bacaları bu erozyona en iyi örnektir.
Kütle hareketleri = Yer çekiminin etksisyle ortaya çıkan suyunda katılımyla oluşan hareketlerdir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları] Dağlardan veya eğimli bölgelerden bazı toprak parçalarının yer çekimi doğrultusunda harekete geçerek taşınması olayıdır. Erozyona etki eden faktörler
Erozyona etki eden faktörleri 5 gurup altında toplayabiliriz.[[http://www.agm.gov.tr/faaliyetler8.asp2| Erozyonun Nedenleri] Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü Web Sitesi]
Bunlar,İklim, Topografya, Toprak Özellikleri, Bitki Örtüsü ve İnsan Faktörü dür. İnsan faktörü dışındaki diğer dört faktör doğal erozyon faktörleri olarak tanımlanır.[[http://eusoils.jrc.it/ESDB_Archive/pesera/pesera_cd/sect_3_1_1.htm | Doğal Erozyon nedenleri (ingilizce)] Avrupada Konseyi / Avrupada doğal ve hızlandırılmış erozyon]
| Yağış Yoğunluğu (cm/h) | Sınıfı
|
| 0.62 > | Hafif
|
| 0.62 - 1.25 | Orta
|
| 1.25 - 5.00 | Şiddetli
|
| 5.00 < | Çok şiddetli
|
İklim
Yağış, rüzgâr ve sıcaklık olarak etki eder..[[http://www.malatyacevreorman.gov.tr/kutuphane/erozyon.htm | Erozyon] Malatya Çevre ve Orman Müdürlüğü Web Sitesi]
Yağışın kinetik enerjisi aşındırmada en önemli etkendir. Yağışın şekli yağmur, kar ve dolu olarak farklı etkiler yapar. Bunlar içindeki en önemli etkisi olan yağmurdur. İklimin erozyona etkisi 4 şekilde incelenebilir. Bunlar;
Yağış yoğunluğu,
Yağışın süresi ve dağılımı,
Rüzgarın etkisi,
Sıcaklık
tır.
Yağış yoğunluğu, Yağışlarda yoğunluk erozyona önemli ölçüde etkilidir.[[http://www.agri.ankara.edu.tr/soil_sciences/1235_Bolum_10_Ruzgar_Erozyonu_ve_Kontrolu.pdf | Rüzgar Erozyonu ve Kontrolü (PDF)] Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi]
Bu bağlamda yağış yoğunluğu birim zamanda düşen yağış miktarıdır. Yağış yoğunluğu arttıkça toprağa düşen su miktarı artar ve toprağın infiltrasyon hızı daha çabuk azalır. Toprakların infiltrasyon değerleri, toprağın işlenmiş veya işlenmemiş olmasına göre değişir. İşlenmiş topraklarda doğal bitki örtüsü yok edilmiş olduğu için toprağın infiltrasyon gücü daha çabuk aşılır. Eğer toprak yüzeyi korunmuşsa infiltrasyon uzun sürer. Yağış yoğunluğunun etkisinin anlaşılması bir başka örenkede anlatılabilir. Örneğin bir süngere suyun yavaşça boşaltılması durumunda sünger suyu kolaylıkla emebilecektir. Böylelikle su dışarı sızamayacaktır. Ancak aynı miktarda suyun süngerin üzerine birden dökülmesi halinde suyun bir kızmı sünger tarafından emilemeyecek ve akışa geçecektir. Toprağın suyu içine geçirme kabiliyeti süngere göre deha yavaş olduğu hesap edilecek olursa yağış yoğunluğunun erozyona etkisi daha net anlaşılabilecektir.
Yağış süresi ve dağılımı, Yağışın yoğunluğu kadar süresi ve dağılımıda erozyon için önemli bir etkendir.[[http://www.agri.ankara.edu.tr/soil_sciences/1235_Bolum_10_Ruzgar_Erozyonu_ve_Kontrolu.pdf | Rüzgar Erozyonu ve Kontrolü (PDF)] Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi]
Aynı yoğunlukta yağan iki yağıştan uzun süreli olan daha fala erozyon oluşumuna sebep olur. Yağışın dağılımıda erozyon açısından önem taşır. Yağış dağılımı bir yağış içinde olabildiği gibi mevsimlik ve yıllık dağılımlar şeklinde de erozyonu etkiler. Bir yağış içerisinde dört faklı yağış dağılımı olabilir. Bunlar Tüm yağış boyunca aynı yoğunlukta devam eden yağışlar (Düzgün yağış dağılımı), şiddetli başlayıp şiddetini kaybeden yağışlar(ileri yağış dağılımı), düşük şiddette başlayıp şiddetini arttıran ve sonra tekrar şiddeti düşen yağışlar (Orta yağış dağılımı), düşük şiddetle başlayıp şiddetini sonuna kadar arttıran yağışlar (Gecikmiş yağış dağılımı)dır. Bunlardan en etkili olanı İleri yağış dağılımıdır. Bir yıl içerisindeki yağış dağılımı ise,
:Üniform yağış dağılımı: Bir yıl içerisinde her aya yağış düşmesi.
:Üni-model yağış dağılımı: Yılın bir yarısında yağışın düştüğü ayların olması.
:Bi-model yağış dağılımı: Yılın iki yarısında da belirli aylarda yağışın olması.
olarak üçe ayrılır.
Rüzgarın etkisi, Yağmur damlalarının toprak yüzeyine düşme hızı ve çarpma açısını etkiler. Rüzgarlı havalarda meydana gelen yüzey akışlar üzerinde de etkisi vardır. Örneğin havza çıkışına ters yönde esen rüzgar, yüzey akışın daha geç terk etmesini sağlar. Tüm bunlar sonucunda aşınımı ve taşınımı arttırarak erozyonu etkiler. Rüzgarın su erozyonuna etkisi kadar tek başınada erozyona etkisi vardır.[[http://www.agri.ankara.edu.tr/soil_sciences/1235_Bolum_10_Ruzgar_Erozyonu_ve_Kontrolu.pdf | Rüzgar Erozyonu ve Kontrolü (PDF)] Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi]
Sıcaklık, Bitki örtüsünün ayrışma ve parçalanması olaylarına etki eder.[[http://www.agri.ankara.edu.tr/soil_sciences/1235_Bolum_10_Ruzgar_Erozyonu_ve_Kontrolu.pdf | Rüzgar Erozyonu ve Kontrolü (PDF)] Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi]
Sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde organik maddeler hızla parçalanır. Buna bağlı olarak agregatlaşma azalır. Bitki örtüsü seyrelir. Bunlar erozyonu arttıran faktörlerdir. Sıcaklık yağış olmayan bölgelerde ise kuraklığa ve dolayısıyla rüzgar erozyonunun etkilerini arttırmasına neden olur. Bu yüzden sıcaklık diğer faktörler ile etkileşim halinde bulunan bir etmendir. Topografya
thumb
Topografya erozyon üzerinde etkili olan faktörlerden birtanesidir.[[http://www.tarim.gov.tr/arayuz/10/icerik.asp?efl=toprak_su/index.htm&curdir=%5Chizmetler%5Cyayinlar%5Ce-kitap%5Ctoprak_su&fl=su_erozyonu.htm | Erozyon] T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı] [[http://www.ksu.edu.tr/data/zfyayin/Koruma2.doc | Korumalı Toprak İşleme ve Türkiye’deki Uygulamaları] Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi] Topografya su erozyonunu 6 şekilde etkiler.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük] Bunlar;
Eğim dikliği
Eğim uzunluğu
Mikro-relief
Eğim şekli
Havza büyüklüğü ve şekli
Yöney
dir.
Eğim dikliği, yüzey akış sularının hızının artmasına sebep olarak aşınımı arttırır. Yüzey akışının akışının miktarının fazla olması aşınan toprak miktarınıda arttırır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük]
Eğim uzunluğu, genel olarak eğim uzunluğu arttıkça aşınma ve taşınan toprak miktarıda artar. fakat bazı durumlarda yağış yoğunluğu ve toprak geçirgenliğine bağlı olarak farklılıklar görülebilir. Düşük yoğunluklu yağışlarda ve geçirgenliği fazla olan topraklarda eğim uzunluğunun artması erozyonun azalmasına neden olabilir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük]
Mikro-relief (Pürüzlülük), toprak yüzeyinin pürüzlü olması, su depolamasına neden olarak erozyon etkisini azaltır[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük]
Eğim şekli, yeryüzünde dört farklı şekilde eğim şekli vardır bunlar düz,dış bükey,iç bükey ve dalgalı eğim şekilleridir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük] Bu yüzey şekillerinden en fazla erozyona etki edeni ise dış bükey şekilleridir.
Havza büyüklüğü ve şekli, benzer iki özellikli iki havzaden büyük olanında daha fazla erozyon ortaya çıkar. Havza büyüklüğünün yanında havza şeklide erozyon açısından önemlidir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük] Büyüklükleri aynı fakat şekilleri, havza çıkış yerleri farklı olan iki havzadan birisinde yüzey akış suları daha kolay terkedebilecekken diğerinde terk edemeyebilir. Daha geç terkedenin erozyon etkisi daha az olur.
Yöney, arazinin yönü dolaylı olarak sıcaklığı etkiler. Kuzey yarım kürede kuzeye bakan yamaçlarda bitki örtüsü daha yoğun, organik madde birikimi daha fazladır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları TDK Sözlük] Toprağın nem düzeyi yüksektir. Güney yamaçlarda ise Güneş ışınları daha dik geldiği için bunun tersi bir durum otaya çıkar. Toprak özellikleri
thumb
Toprak özellikleri fizikse özellikler ve kimyasal özellikleri olarak ikiye ayrılır.
Fiziksel özelliklerin etkisi
İskelet yüzdesi: 2mm nin üzerindeki parçalarının yüzdesi iskelet yüzdesini oluşturur. Toprakların iskelet yüzdesinin artması erozyona karşı dirençlerinide arttırır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları] Özellikle yüzeydeki tozlar alttaki toprak materyallerini korurlar.
Toprak bünyesi: Toprağı oluşturan kum, mil, kil yüzdesi toprağın bünyesini oluşturur..[[http://www.kktob.org/int02/istpersonel/topragimizi%20taniyalim.htm | Topraklarımızı Tanıyalım] KKTC Tarım ve Orman Bakanlığı] Bünyeyi oluşturan kısımlardan kumun fazla olması erozyonun etkisini arttırır. Kilin fazla olması agregatlaşmayı arttırdığı için erozyonun etkisini azaltır. Bazı oranlar toprakların erozyona karşı dayanımının belirlenmesinde kullanılır. Bunlar yüzdece, mil oranı ve kum oranlarının toplamının yüzdece kil oranına bölümüyle elde edilir. Oran ne kadar küçükse erozyon dayanımı o kadar yüksektir. Genel olarak toprağın mil oranı %2.5'un altında ise dayanıklı, üstünde ise dayanıksız olarak ifade edilir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları ]
Farklı Basınçlarda su tutma kapasitesi: Toprakta bulunan higroskopik su, toprak kalloitleri'nin çevresinde tutulan sudur. Higroskopik su ne kadar fazlaysa, topraktaki kalloit miktarı o kadar yüksek demektir.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları] Toprak kalloitlerini fazla olması, toprağın erozyona karşı dirençli olduğunu gösterir.
Agregatlaşmanın etkisi: Agregatlaşma toprağın bazı fiziksel özelliklerini iyileştirerek verimin ve erozyona karşı dayanımın artmasına sebep olur.[[http://www.aof.anadolu.edu.tr/kitap/IOLTP/1270/unite04.pdf | Erozyon ve Toprak Erozyonunun Oluşumu] Anadolu Üniveristesi]
Hava ve su geçirgenliğinin etkisi: Özellikle su geçirgenliğinin artması, toprak içine geçen suyun artmasına ve yüzey akışa geçen suyun azalmasına neden olur. Hava ve su geçirgenliği toprakta bulunan boşluklar ile ilgilidir. Bu yüzden toprakta boşluklu yapının olması erozyona karşı dayanımı arttırır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları]
Kimyasal özelliklerin etkisi
Kalsiyum karbonat (Kireç) Etkisi: Kalsiyum hem bitki yetiştiriciliğinde hemde kümeleşme için gerekli bir elementtir. Böylece agregatlaşmanın ön aşamasını sağlar. Rüzgar erozyonunun etkili olduğu yerlerde ise, kireçli topraklara tozlu bir yapı kazandırdığından toprakların rüzgarla hareketini kolaylaştırarak erozyon dayanımını azaltır.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları]
Katyon Değişim Kapasitesi (KDK) ve Değişebilir katyonların Etkisi: Topraklardaki organik ve inorganik kalloitlerle ilgili bir özelliktir. KDK'nin yüksekliği bu kalloitlerin miktarının yüksek olduğunu gösterir..[[http://www3.omu.edu.tr/ziraatdergisi/web_pdf/21(2)/21(2)173-178.pdf | Erozyona Uğramış Topraklarda Organik Atık Uygulamalarının Bazı Mekaniksel Özellikler Etkisi] OMU Ziraat Fakültesi] Tutulmuş vaziyette bulunun bu katyonlarda erozyonu farklı şekillerde etkiler. Örneğin Ca ve Mg değişim kapasitesinde fazlaysa, su erozyonuna karşı direnç artar. Bunun yanında Na ve H fazlaysa agregatlaşma düşüktür.
Organik Maddenin Etkisi: Toprak yüzeyindeki ayrışmış ya da kısmen ayrışmış organik madde, yağmur damlalarına karşı toprak yüzeyini korur. Yetiştirilen bitki türü toprağın organik madde içeriğine etki yapar. meydana gelen O ve N kayıpları bundan etkilenir. En az organik madde kaybı nöbetleşe ekim sisteminde görülür.[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları] Bitki örtüsü
Organik maddede olduğu gibi toprak yüzeyindeki bitkide yağmur damlalarının çarpma etkisini azaltır. Toprak yüzeyindeki kaymak tabakasının oluşumunu engeller. Toprak içine daha çok su infiltre olur. Yüzeydeki bitki örtüsünün çeşidi de toprak aşınımı üzerine etki eder. Toprakları en fazla koruyan bitki örtüsünden en az koruyana doğru aşağıdaki gibi sıralanabilir;[Uysal Huriye, E.Ü. Ziraat Fakültesi Toprak Su Korunumu Ders Notları]
Devamlı bitki örütüsü (Korunmuş ormanlar, devamlı meralar ve çayır örtüsü)
Baklagiller
Küçük tohumlu baklagiller
Tahıllar (Buğday, Arpa, Yulaf v.b.)
Çapa bitkileri (Tütün, Patates, Mısır, Soya v.b.)
Bu sıralamada çapa bitkilerinin toprağı en az koruduğu görülmektedir. Bu nedenle eğimli arazilerde çapa bitkisi tarımı yapılırken toprak ve su korunumu önlemlerine çok dikkat edilmesi gerekmektedir.İnsan faktörü
thumb
İnsan faktörü erozyonu etkileyen en önemli faktörlerdendir. Çünkü insan faktörü, sadece erozyona sebep olmakla kalmayıp diğer etkili faktörlerinde değişmesine neden olarak dengenin bozularak erozyonun artmasına neden olabilir. İnsan faktörü,
Doğal bitki örtüsünü yok etmek,
Arazi açmak ya da yakacak elde etmek için ormanları bozmak,
Meraları kapasitesi üzerinde kullanmak,
Arazileri amaç dışı kullanmak,
Toprak ve su korunumu önlemlerine dikkat etmemek,
Hatalı sürüm yapmak.[ [ http://www.tarimmerkezi.com/yazar_kose.php?hid=1057 | Tarımda Erozyonun Zararları Ve Mücadele Yöntemleri
] Tarım Merkezi Web Sitesi]
gibi çeşitli nedenlerle erozyona etki etmektedir. Referanslar
Dış bağlantılar
[http://www.agm.gov.tr/ Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü Web Sitesi]
[http://http://eusoils.jrc.it/ Avrupa toprak portalı/Avrupa Komisyonu (ingilizce)]
[http://www.kktob.org/home_page.htm KKTC Tarım ve Orman Bakanlığı]
[http://www.omafra.gov.on.ca/ Ontario Tarım Bakanlığı (ingilizce, Fransızca)]
[http://www.erozja.iung.pulawy.pl/ Pulawy Erozyon Araştırma Merkezi (ingilizce, Lehçe)]
[http://www.soilerosion.net/ Soil Erosion (ingilizce)]
[http://www.cevreorman.gov.tr/ T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı]
[http://www.tema.org.tr TEMA Web Sitesi]
[http://www.ieca.org/ Uluslararası erozyon kontrol derneği (ingilizce)]
İlgili Olabilecek Başlıklar: