edebi deyimler terimler MN
-Deyimler ve Terimler- &...
Bu başlıkla ilgili :
-Deyimler ve Terimler-
- M -
MAHLAS : Şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma ad. Divan şairlerinin çoğu mahlas kullanırdı. (Mahlasları ite yaptıkları şöhret asıl adlarını unutturmuştur).
MAHLAS BEYTİ : Gazellerde şairin adı bulunan beyit. Şiirde mahlas beyti olduğu için ayrıca şiirin altına imza koymazlardı.
MANÎ : Genellikle 7 heceli dizelerle söyleyen;birinci8 ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı olan bir halk şiiri.
MECAZ : Bir kelimenin gerçek anlamından başka ve kendisiyle benzerlik bağı bulunan bir anlamda kullanılması,
MEDDAH : Taklitler yaparak ve hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı. Meddahlık yüzyıllar boyu yaşamış,
Türk halkı arasında büyük ilgi görmüştür. Meddahlık için tek şahıslı tiyatroda diyorlar. Ama bu tek kişi, yani meddah, bir hikâyeyi başından sonuna kadar her şahsı şivelerine göre konuşturarak anlatır. Her türlü hareketi yapar, dinleyeni heyecanlandırır, duygulandırır. Meddahlık büyük bir sanattır.
MEDHİYE : Övgü. Padişahı, devlet büyüklerini veya herhangi bir kimseyi övmek için yazılan yazı ya da söylenen söz. Medhiye-ler en çok kaside şeklinde yazılırdı.
MENKIBE : Büyük adamların, din ulularının, kahramanların, olağanüstü olaylarla dolu hayatlarını anlatan hikâye.
MERSİYE : Halk Edebiyatında Ağıt dediğimiz türün yerini Divan Edebiyatında Mersiye alır. Bir ölünün arkasından onun iyiliklerini, kalanların üzüntüsünü anlatmak için yazılan şiir.
MESNEVÎ : Her beyti ayrı uyaklı olan manzume. Mevlâna Celâleddin-i
Rumînin
Farsça, manzum büyük eserlerinin adı da "Mes-nevî"dir. Mesnevîlerin başlıca konuları din, tasavvuf, aşktır.
MISRA : Bkz.: Dize.
MİZAH : Bir gerçeği nükte, şaka ve takılmalarla süsleyip anlatan Söz ya da yazı türü. Gülmece. Güldürü.
MONOLOG : Bir tiyatro oyununda kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşma. (Karşıtı: Diyalog).
MUAMMA : Çözülünce meydana birinin adı çıkan bilmece. Lûgaz, insan isminden başka her şeyi bilmece konusu yaptığı halde muamma yalnız insanla ilgilidir.
MUHAMMES : Beş dizeli parçalardan meydana gelen manzume. Beşli.
MURABBA : Dörtlü. Her bendi dörder dizelik manzume. Uyakları şöyledir: aaaa, bbba, ccca.
MUSAMMAT : Dizeleri ortalarında uyaklı olan şiir. Divan şiirinde üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz ve daha çok dizeli bentlerden oluşan nazım türlerinin genel adı.
MÜLAKAT : Buluşma, görüşme, kavuşma, konuşma. Herhangi bir gazetecinin ünlü bir kişiyi ziyaret ederek, ona önemli olaylarla ilgili sorular sorması ve aldığı cevabı gazetesine aynen yazması.
MÜSEDDES : Altılı. Divan Edebiyatında altışar dizelik bentlerden meydana gelen manzumeler.
MÜSTEAR : İğreti olarak alınan kelime veya isim.
MÜSTEZAT : Bir uzun bir kısa dize ile kurulan nazım şekli. Artıklı. Kısa yani yarım dize ziyade adını alır.
- N -
NAAT : Hz, Muhammedin niteliklerini öven ve ondan şefaat dileyen kaside. Medhederek anlatma.
NAKARAT : Şarkı ve türkülerde asıl bentlerden sonra tekrarlanan bölüm.
NÂME : Mektup, kitap, risale.
NATÜRALİZM : Gerçeği anlatmayı aşırı bir sınıra vardıran edebiyat çığırı. Doğalcılık. Hayata ilmî açıdan bakar.
NAZIM : Hecelerin sayısı, uzunluğu/kısalığı veya kapalı ya da açık oluşu, vurgusu vb. bakımlardan ritim meydana getirecek şekilde kelimeleri düzenli olarak dizme. Vezinli-, uyaklı söz.
NAZİRE : Benzer örnek. Divan Edebiyatında bir manzum yazıya benzer olarak yazılan başka bir manzum yazı. Nazire yapmaya tanzir denir. Nazireler her bakımdan orijinaline benzer.
NEFES : Bektaşi felsefesini belirtmek için yazılmış manzume. Nefesler özel bir ezgiyle okunurlar.
NESİR : Düzyazı.
NÜKTE : İnce anlamlı, zarif ve sakalı söz. Yazıda ve sözde ancak dikkat edilince anlaşılan ince anlam.
İlgili Olabilecek Başlıklar: