Kimya
Alm. Chemie (f), Fr. Chimie (f), İng. Chemistry. Maddelerin yapılarını ve değişimlerini inceleyen bir ilim dalı. Kimyâ oldukça genç bir ilim dalı olup 18. yüzyıl sonlarında gelişmeye başlamıştır. Ancak binlerce yıl önce insanlar kimyâ ilmini kullanmış, maddeleri çeşitli değişikliklere uğratmıştır. B
Kimya hakkında bilgi
Alm. Chemie (f), Fr. Chimie (f), İng. Chemistry. Maddelerin yapılarını ve değişimlerini inceleyen bir ilim dalı. Kimyâ oldukça genç bir ilim dalı olup 18. yüzyıl sonlarında gelişmeye başlamıştır. Ancak binlerce yıl önce insanlar kimyâ ilmini kullanmış, maddeleri çeşitli değişikliklere uğratmıştır. Bakır ve kalay, bronz alaşımı şeklinde, altın ve gümüş de muhtelif süslemelerde kullanılmıştır.
Kimyâ ilminin konuları: Kimyâ ilmi, saf cisimlerin, yapılarında değişmelere yol açan karşılıklı etkilerini; ısı, ışık ve elektrik etkisi altında uğradığı bileşim değişmelerini ve bu etkilerin bağlandığı kanunları inceler. Ayrıca her maddenin ayırt edici (iç yapı ile ilgili) özelliklerini inceler. Kimyâ, her maddenin menşei ve meydana geliş yollarıyla da ilgilenir ve içinde bulunacağı çeşitli ortamlara göre ne hâle geldiğini araştırır.
Meselâ, bir cam balonda kükürt ısıtıldığında kükürt önce erir sonra kaynar ve buharlaşır. Buhar soğutulursa yoğunlaşır ve deneyde kullanılan kükürde eşit miktarda bir cisim meydana gelir. Kütlede bir değişme olmamıştır. Burada erime, buharlaşma ve yoğunlaşma gibi fizikî olaylar meydana gelmiştir. Aynı kükürt, ateşe tutulursa boğucu bir koku olarak yanmağa başlar. Kükürt havadaki oksijenle birleşerek kükürtdioksit (SO2) adını alan yeni bir ürün verir. Bu kükürtdioksit normal sıcaklığa
dönüldüğünde bile kükürtünkilere benzemeyen özelliklerini korur. Kütlesi de yakılan kükürdün kütlesinin iki katı kadar olur. İşte “yanma” denilen bu olay kimyevî bir olaydır.
Kimyâ ilminin gelişmesi: Bir elementin çeşitli işlemlerden sonra altına çevrilebileceği üzerindeki düşünceler kimyâ ilminin temeli olmuştur. Bu konuda Arapların çalışmaları dikkate değer bir ilerleme kaydetmiştir. Câbir bin Hayyân zamanında kimyâ ilmi en yüksek seviyesine çıktı. Cabire göre maddeler, bir ahenk içinde dengeli olarak duruyorlardı ve birleşmeleri bu ahenk içinde idi. Kimyâ ilminin daha ileri gitmesi Muhammed Zekeriyya Râzî zamanında olmuştu. Bilhassa imbikleme yolu ile birçok ilaç kimyevî olaylarla elde edilmeye başlanmıştır.
Bugünkü anlamda kimyâya 17. yüzyılda geçilmiştir. Maddelerin yapıları üzerinde çalışmalar devam etmiş, maddeleri tanımak için çeşitli indikatörler (ayraçlar) geliştirilmiştir. İngiliz kimyâgeri Robert Boyle bitki renklerini indikatör olarak kullanarak maddenin asitli veya bazlı olup olmadığını teşhis edebilmiştir. Fransız kimyâgeri Lavoisier 1789 senesinde bastırdığı Traitè Elèmèntaire de Chimie kitabında analitik yollardan parçalanamayan maddenin en küçük parçasına element ismini verdi. Kitabında 33 element sıralamıştır. Bu kitapta ışık ve ısı da element olarak kabul edilmiştir. Aynı kitapta “maddenin sakımı” kânunundan da bahisle maddenin yoktan var edilemeyeceğini ve var olanın da yok edilemeyeceğini; ancak yapısının değişebileceğini söylemiştir. Halbuki, Lavoisier, her şeyin kimyâ ile olduğunu, Allahü teâlânın da, onun görebildiği bir kimyâ kânunu içinde kalacağını, bu kanundan başka hadiseler olmadığını sanarak, bu hataya düşmüştür. Lavoisierin kimyâ olaylarında, maddenin artmadığını ve azalmadığını görmesi, (İnsanlar hiçbir şey var edemez ve yok edemez) hakikatini meydana çıkarmaktadır. Başka din düşmanları gibi, bu da deneylerinden yanlış netice çıkararak dîne saldırdı. Allahü teâlânın kâinâtı yoktan var ettiğine karşı çıktı. Fakat, böylece kendini lekeledi. Çünkü, bugünkü fiziko-kimyâ bilgisi kimyânın ulaşamadığı atomun derinliklerine girerek Lavoisierin aldandığını ispat etmiş, Einstein relativite nazariyesi (teorisi) kütlenin korunumu kânununu bile modife etmiştir. Yani değiştirmiştir. Bu suretle anlaşılmıştır ki, madde, Lavoisierin sandığı gibi dünyânın temeli değildir.
Lavoisierden sonraki senelerde muhtelif memleketlerde yapılan analitik çalışmalarla uranyum, zirkonyum, tungsten, berilyum, palladyum gibi birçok element bulundu. On dokuzuncu yüzyılda
AlmanAlman » #REDIRECT Almanlar... | Bilgi
kimyâgeri Landolt, yaptığı hassas deneylerle “kimyevî değişmeler esnâsında maddenin kütlesi belli bir ölçüye kadar yoktan meydana getirilemez ve vardan yok edilemez” fikrini ileri sürdü. Buradaki “belli bir
ölçüye kadar” ibâresi esasen Lavoisierin maddelerin sakımı teorisini daha bir asır geçmeden çürütmüş oluyordu. Landolt deneyi şu şekilde yaptı: Gümüşsülfat (Ag2SO4) ile demirsülfat (FeSO4) eriyiklerini V biçimindeki sızdırmaz bir tüp içine koydu. Tüp bu eriyiklerle beraber çok hassas tartıldı. Tüp ters çevrilip de reaksiyon neticesinde gümüş (Ag) ve ferrosülfat [Fe2(SO4)3] elde edilince tekrar tartıldı.
Kimyevî değişme ile 170 gramlık toplam ağırlıktan 1.30x10-4 g eksilme olduğu görüldü. Landolt bu tür deneyleri daha birçok kimyevî maddelerle tekrarlayarak dâimâ ağırlıkta değişme olduğunu gördü.
Elementlerin sayısı arttıkça bunları birer sembolle göstermek lüzumu da hasıl oldu. Kimyâcılar da maddeleri bâzı sembollerle göstermişlerdi. İlk olarak Dalton sembolleri kullanmaya başladı. Hidrojen O, oksijen o, karbon o nitrojen O şeklinde temsil ediliyordu. Bu sembollerin yazılışı kolay olmadığı için 1814te Berzelyüz, harfleri sembol olarak kullanmayı tavsiye etti. Buna göre elementin isminin ilk harfi o elementin sembolü olarak kabul edilecekti. Aynı harfle başlayan element isimleri için ikinci harf de ilâve edilecekti. Buna göre karbon C, bakır Cu, demir Fe, Flor F, oksijen O, hidrojen H vb. sembollerle ifade edildi. Meselâ su molekülü iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomundan meydana geldiği için H2O
şeklinde ifâde edilmiştir.
Değişik elementlerin kimyevî reaksiyonları esnasında göstermiş oldukları özelliklerin incelenmesi ile atomların yapısı hakkındaki geniş bilgiler toplanmaya başlandı. Deneyler sonunda kimyevî bazı özelliklerin sıraya dizilerek periyodik tablo elde edildi. Periyodik tabloyu ilk olarak 1870 senesinde Alman Lother Meyer ile Rus İvanovich Mendeleyev birbirlerinden habersiz olarak hazırladılar. Atom ağırlıklarının tespiti ve organik kimyânın gelişmesi on dokuzuncu yüzyılda oldu. Kimyevî reaksiyonları izah eden ilk atom teorisi, İngiliz kimyâger John Dalton tarafından ileri sürüldü.
Atom teorisine göre elementler atom ismini alan görünmeyen çok küçük parçalardan meydana gelmiş olup, her elementinki aynı kütleye ve özelliklere sahipti. Aynı cins atomlar birleşerek elementleri, değişik cins atomlar birleşerek bileşikleri meydana getiriyordu. 1808 senesinde Fransız kimyâger Joseph Louis Gay-Lussac; “Eşit ısı ve basınç şartlarında gazlar birbiri ile reaksiyona girerse belli hacimlerdeki oranları ile birleşirler.” beyanında bulundu.
Meselâ hacim olarak iki kısım hidrojen bir kısım oksijenle birleşerek suyu meydana getirir. Gay-Lussacın bu kanunu aynı zamanda gazların birim hacimde birim atom sayısı ihtivâ ettiğini de söylüyordu. 1811 senesinde ise Avogardro, eşit ısı ve basınç şartlarında birim hacimde muhtelif gazlar hep aynı miktarda molekül sayısı ihtiva etmekle beraber bu muhtelif moleküllerdeki atom sayısının farklı olabileceğini beyan etti.
1800den önce canlıların yapısını teşkil eden hidrokarbonlar gibi organik maddeler üzerine fazla bilgi olmamasına rağmen bu târihten sonra organik kimyâ çok süratli gelişmiştir.
1805 senesinde Alman eczâcısı Friedrich Sertürner, afyondan kristal hâlinde morfini ayırdı. Alkoloit ismi verilen bu tür organik maddeler, bilhassa ilâç sanâyiinde kullanılmağa başlandı. 1823te Fransız kimyâgeri Michel Engene Chevreul katı yağları alkalilerle sabunlaştırmayı başararak sabun ve gliserol elde etti. Organik maddelerin molekül yapıları incelendiğinde bileşiklerin karbon ve hidrojen ihtivâ ettiği anlaşıldı. Organik bileşiklerde oksijene sık, azot, kükürt, fosfor veya halojenlere seyrek rastlanmakta, fakat diğer elementlere hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.
Tabiatta meydana gelen organik kimyevî reaksiyonlar da vardır. Bunlardan biri fotosentez hadisesidir. Fotosentez hâdisesini ilk izah eden
İsveçİSVEÇ » DEVLETİN ADI ........................................................ İsveç Krallığı
BAŞŞEHRİ ................................................................ Stockholm
NÜFÛSU ...................................................................... 8.673.000
YÜZÖLÇÜMÜ ........................... | Bilgi
li botanik uzmanı Nicolas Thèodoredır. Thèodore, 1804 senesinde yeşil bitkilerin havanın karbondioksit gazı ve su buharını alarak güneş ışığında fotosentez ile bitkinin dokularını meydana getirdiğini ispat etti. Daha sonra fotosentez üzerine çok çalışmalar oldu. Bitkilerin yetişmesinde topraktan köklere alınan azotun da önemli rolü olduğu anlaşıldı.
Yirminci yüzyıl radyoaktif elementlerin incelendiği bir devredir. Kimyâger ve fizikçilerin beraberce incelediği radyoaktif elementlerin radyasyona sahip olduğu görüldü. 1899 senesinde bu radyasyonun hemojen olmadığını ilk olarak Rutherford buldu. Birkaç deneyden sonra radyasyonun, kolayca yutulan alfa şuaları, manyetik sahada yön değiştiren ve delip geçici özellikte olan beta şuaları ile X ışınları ayarında ve çok delici gamma şualarından meydana geldiği anlaşıldı. Beta şuâları eksi yüklü olması sebebi ile elektronlara eşdeğerdir. Radyoaktif elementlerin zamanla değişerek başka bir elemente dönüştüğü yine Rutherford tarafından bulundu.
19131913 »
19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
1908 | 1909 | 1910 | 1911 | 1912 | '''1913''' | 1914 | 1915 | 1916 | 1917 | 1918
==Olaylar==
===Dünyada olup bitenler===
* 17 Kasım Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçi... | Bilgi
senesinde Soddy, bir elementin muhtelif ağırlıklı atomlardan meydana gelen başka cinsleri (izotopları) olduğunu ortaya attı.
Radyoaktif şua (ışın) çalışmaları Daltonun bölünemiyen en küçük parçanın atom olmadığını da bu arada ispatlıyordu. Her elementin elektronları vardır. Rutherford atomu, bir çekirdek ve etrafında yörüngede dönen elektronlardan ibaret kabul etmiştir. Çekirdek çok küçük bir hacim olmakla beraber, atomun tam ağırlığını teşkil eder.
19321932 »
19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
| 1927 | 1928 | 1929 | 1930 | 1931 | '''1932''' | 1933 | 1934 | 1935 | 1936 | 1937
==Olaylar==
*Türk Dili Tetkik Cemiyeti Atatürk tarafından kuruldu
*18 Temmuz... | Bilgi
senesinde James Chadwick çekirdeğin birbirine eşit ağırlıkta proton ve nötrondan meydana geldiğini keşfetti.
Atomun yapısı aydınlandıkça kimyâ ilminde ilerlemeler arttı. Buna paralel olarak kimyâ tekniği de çok büyük gelişme gösterdi.
Yirminci yüzyılın başlarından îtibâren oksijenin metabolizmaya olan etkisi, enzimlerin yapısı, hormonlar ve vitaminler üzerinde uzun çalışmalar yapıldı. Işığın renkli çözeltilerle absorbsiyonu kolorimetrik analiz metodonu getirdi. Spetkroskopy ile yıldızların yapısında bulunan elementler aydınlatılmaya başlandı.
Kütle spektrometresiyle pozitif iyonların farklı kütlelerine göre ayrılmaları tekniği gelişti. Böylece muhtelif elementlerin izotoplarının ayrılmaları sağlanabildi.
Analitik kimyâda çok kullanılan ayırma ve analiz yöntemlerinden kromatografi yine bu yüzyılda geliştirildi.
Kimyânın dalları:
Kimyâ ilmi sınırsız diyebileceğimiz sayıdaki kimyâsal bileşiğin tetkikini ve bunlarla ilgili metotları ihtivâ eder. Sistemli bir tetkik için birbiriyle ilgili bileşikleri, sistemleri ve metotları gruplayan alt dallar teşkil edilmiştir. Yeni alt dallar geliştirilmekle beraber anorganik kimyâ, organik kimyâ, analitik kimyâ, fizikokimyâ ve biyokimyâ esas dallar olarak kabul edilir.
Anorganik Kimyâ: Organik bileşikler dışındaki bütün bileşiklerin özelliklerini, yapılarını, reaksiyonlarını, kullanışlarını anlatır. Bundan başka metaller, radyoaktif elementler, ticârî asit, tuz ve bazlar da anorganik kimyânın konularındandır.
Organik Kimyâ: Hidrojen, oksijen, azot, kükürt, fosfor, klor gibi elementlerin de bulunabildiği karbon bileşiklerini inceler. Karbon bileşiklerinin sayısı bütün diğer elementlerin oluşturduğu bileşiklerin sayısından mukâyese edilmeyecek kadar fazladır. Bundan dolayı karbon bileşiklerinin incelenmesi organik kimyâ dalını ortaya çıkarmıştır.
Analitik Kimyâ: Herhangi bir maddenin kimyâsal bileşimini, nitelik veya nicelik yönünden, tayin eden konuları ihtivâ eder. Bugün kimyevî analizler çok geliştirilmiş cihazlarla büyük hassasiyetlerle yapılabilmektedir.
Fizikokimyâ: Saf veya karışım hâlindeki kimyâsal maddeleri fizik konuları yardımıyla tetkik eden kimyâ dalıdır. (Bkz. Fizikokimyâ)
Biyokimyâ: Bütün canlıların yapısında yer alan kimyâsal maddeleri ve bu maddelerin biyolojik fonksiyonlarını konu alan bilim dalıdır.
Kimyâ Mühendisliği: Kimyevî maddelerin üretimi ve proseslerin kontrol edilmeleri kimyâ mühendisliği konularının esasını teşkil eder. Bu sanayilerin dizaynları ve tesis edilmeleri mesleğin en ihtisas gerektiren tarafıdır. Bir kimyâ mühendisinin bu fonksiyonları yerine getirebilmesi için kimyâ, fizik ve matematik bilim dallarında iyi yetişmiş olması gerekir. Bir tesisteki işlemlerin son derece karmaşık olması işlem şartlarının değişken olmasından kaynaklanır. Bir kimyâsal ürün elde edilirken, üretimde etkili birçok parametre ve şartın kontrolu gerekir. Bunlar zaman, sıcaklık, basınç, denge, katalizörler ve tepkime hızları gibi önemli özelliklerdir. Sayısal bilgisayarların gelişmesi, çok zaman alan tasarım hasaplarının hızlandırılması imkânını getirmiştir. Böylece bir prosesteki optimum şartlar, enerji kaynağı tesis yerleşimi, kapasite gibi parametrelerin en doğru biçimde tâyin edilmesi mümkün olabilmektedir.
Kimyâ sanâyii: Kimyâ ilmi geliştikçe kimyânın endüstrideki sahası da arttı. Nitekim bugün gıda maddelerinden temizlik malzemelerine, giyimden ev eşyâsına, atom bombası ve enerjisinden tıbbî tedâvîlere varan her sahada endüstriyel tesisler ve teknoloji kurulmuş ve kurulmaktadır. Buna paralel olarak kimyâcıların istihdam sahası arttı. Meselâ
19601960 »
19. yüzyıl | '''20. yüzyıl''' | 21. yüzyıl
| 1955 | 1956 | 1957 | 1958 | 1959 | '''1960''' | 1961 | 1962 | 1963 | 1964 | 1965
==Olaylar==
===Dünyada olup bitenler===
* 7 Ağustos - Fildişi Sahilleri bağımsızl... | Bilgi
larda sadece
AmerikaAMERİKA » Dünyanın ikinci büyük kıtası. Kuzey ve güney kutuplar arasında yer alan, doğusunda Atlas Okyanusu, batısında Büyük Okyanus, kuzeyinde Kuzey Buz denizi bulunan kara parçasıdır. Kuzeyden güneye olan uzunluğu 16.000 kilometre olup, yüzölçümü ise 42.000.000 kilometrekaredir.
Tarihi
Amerikayı ilk olara... | Bilgi
da 100.000den fazla kimyâcı ve kimyâ mühendisi değişik sahalarda çalıştırılıyordu.
Dünya kimyâ sanâyiinin cirosu ülkelere göre şu şekilde dağılmıştır:
ABDAbd » #redirectAmerika Birleşik Devletleri... | Bilgi
% 38,
RusyaRusya » | Bilgi
% 25,
Almanyaalmanya »
-Yüzölçümü: 354.954 km2
-Nüfusu: 80 milyon kişi
-Başkenti: Bonn hükümet merkezi, Berlin resmi başkenttir.
Orta Avrupada yer alır; topraklarında engin düzlük bölgelerden, ormanıık alanlara ve orta yükseklikteki dağlara kadar farklı coğrafi özelliklere sahiptir. II. Dünya Savaşı ... | Bilgi
% 6,
İngiltereingiltere »
-Yüzölçümü 244.046 km2
-Nüfus 57 milyon
-Başkenti Londradır.
Avrupa kıtasına en yakın yeri 34 km olan, Atlas Okyanusunda yer alan bir ada devletidir. Büyük Britanya; Galler ülkesi, Ingiltere ve İskoçya olmak üzere üç siyasi bütünlükten oluşmaktadır.
İngiıterenin kuzeyi dağlıktır. Çok yüksek ... | Bilgi
% 5,75,
Fransafransa »
-Yüzölçümü: 551.500 km2
-Nüfusu: 56 milyon kişi
-Başkenti: PARIS
İber Yarımadası üzerinde yer alan, kuzeybatıda Atlas Okyanusuna, Güneydoğuda Akdenize komşu olan farklı oluşumlu dağlara ve düzlüklere sahiptir.
Tarım ve hayvancılık modern şekilde yapılır.
Gıda üretiminde A... | Bilgi
ve
Japonyajaponya »
-Yüzölçümü: 337.000 km2
-Nüfusu: 123 milyon kişi
-Başkenti: TOKYO
Büyük okyanusun kuzey kesiminde yeralan adalardan oluşur. Bu yanardağ kökenli sık sık depremlerle sarsılan adalar zincirini sıradağlar ve volkanik dağlar oluşturur. Yeraltı gelir kaynaklarının az olması ve akaryakıtının % 99unu... | Bilgi
% 4,5 ve
Kanadakanada »
- Kanadanın başkenti Ottowadır.
- 9.9 milyon km2 yüzölçüme sahiptir.
- 26 milyon nüfusla odukça tenhadır. Ülke topraklannın % 3ü otlak alanı, % 5i tarım alanı, % 33ü ormanlıktır. Geri kalan yerlerde bataklıklar, tundra alanlar ve dağlar yer alır.
Ülke ekonomisi sanayiye dayalı olm... | Bilgi
% 2. Alman kimyâ sanâyiinin ticâret dengesinde tüketim fazlası ağır basar. Fakat dünyâ pazarlarında % 15i bulan ihracatı üretiminin dörtte birini temsil ettiği halde, ABDnin bu pazarda % 24ü bulan ihracat üretiminin sadece % 5ini temsil eder. Almanyayı İngiltere takip eder. İngiltere özellikle boya ve deterjan imâlatında
AvrupaAVRUPA » Okyanusya kıtasından sonra dünyadaki kıtaların en küçüğü. Avrupa sınırlarının, nereden başladığına dair, kesin bir sınır birliğine varılamamıştır. Ancak Hazar Denizinden Kuzey Buz Denizine kadar uzanan Ural Dağları Avrupadan sayılmaktadır. Avrupa; güneydoğuda Kafkas Dağları, Karadeniz... | Bilgi
da birinci sırayı tutar. Kanada ise en büyük alüminyum üreticilerindendir.
TürkiyeTÜRKİYE » DEVLETİN ADI ............................................ Türkiye Cumhûriyeti
BAŞŞEHRİ ...................................................................... Ankara
YÜZÖLÇÜMÜ .......................................................... 779.452 km2
NÜFÛSU ................................... | Bilgi
de önceleri sadece sabun ve kibrit sanâyii vardı. Sonraları ilâç, boya ve sunî gübre imâlatı başladı. Bunları takiben seramik, plastik maddeler, sunî elyaf ve birçok kimyevî madde üretim tesisleri kuruldu.
2. Alternatif : KİMYA
Maddenin özelliklerini, yapisini, ayri ayri maddeler arasindaki ilgi ve degismeleri inceleyerek, bu degismelerin bagli oldugu kanun ve kurallardan söz eden bilim.
Kimya üzerindeki bilimsel düsünce, ilkin Roger Bacon (1214-1294) ile baslar.
Kimya, genel olarak, inorganik cisimleri inceleyen “inorganik kimya”, organik cisimleri inceleyen “organik kimya” olmak üzere iki büyük subeye ayrilir.3. Alternatif : Kimya
Kimya'nın dalları
Kimya bilimiKimya-bilimi » | Bilgi
doğada mevcut olan bütün maddeleri inceleyen bir bilim dalıdır. Özellikle maddelerin yapılarını ve birbirleriyle olan etkileşimlerini inceler. Periyodik cetvelle gösterilen elementlerin ve oluşturdukları bileşiklerin yapılarının ve aralarındaki reaksiyonların incelenmesi kimyanın konusudur. Sınırsız denecek sayıda çok bileşiğin incelenmesini kapsar ve bu konudaki bilgi ve etkinlikleri sistemli hale getirmek amacıyla birbiriyle ilgili
bileşikBİLEŞİK » Alm. Verbindung (f), Fr. Composé, İng. Compound. İki veya daha fazla farklı elementin iyon veya atomlarından meydana gelen herhangi bir madde. Bileşiğin bileşimi belirlidir. Yani bileşikteki elementlerin bir birine oranı sabittir. Mesela su; her zaman iki atom hidrojen, bir atom oksijen bulundurur.
... | Bilgi
leri, sistemleri, yöntemleri ve amaçlarını gruplayan birçok alt dala ayrılır:
Analitik kimyaAnalitik-kimya » | Bilgi
,
BiyokimyaBİYOKİMYA » Alm. Biochemie (f.), Fr. biochimie (f.), İng. biochemistry. Canlı sistemin fonksiyonlarını ve kimyasal yapısını inceleyen ilim dalı. Biyokimyanın gayesi organizmadaki kimyasal reaksiyonları inceleyerek canlının yapısını aydınlatmaktır.
Canlı sistemlerin bazı kısımları doğrudan gözle görülebilir. Da... | Bilgi
,
İnorganik kimyaİnorganik-kimya » | Bilgi
,
Organik kimyaOrganik-kimya » | Bilgi
,
FizikokimyaFizikokimya » #REDIRECT Fiziksel kimya... | Bilgi
,
Teorik kimyaTeorik-kimya » | Bilgi
,
Nükleer kimyaNükleer-kimya » | Bilgi
başlıca dallardır.
Ayrıca son yıllarda gelişmiş olan, agrokimya, medikal kimya, farmakokimya gibi birçok disiplinlerarası alana doğru gelişmektedir. Kimya literatürü ve onun araştırılması
Birincil kaynaklar
Birincil kaynaklar arasında bilimsel yayınbilimsel-yayın » | Bilgi
lar, patentPATENT » Alm. Patent, Fr. Patente, İng. Patent. Bir sınâi veya ticâri buluşun, îmâl ve satış hakkının belli bir süre için bir şahsa veya firmaya âit olduğunu gösteren devletçe onaylı resmî belge, “buluş belgesi”, “uyrukluk belgesi” veya “ihtira beratı”.
Patent hakkı, çoğunlukla buluş sonucu olan mâmullerle ... | Bilgi
ler ve tezTez » #redirectSav... | Bilgi
ler sayılabilir.
Kimyadaki bilimsel yayınları izleyip bunları dizinleyen en önemli kaynak Chemical AbstractsChemical-Abstracts » | Bilgi
'dır. Onun kapsamına alınan dergi sayısı 12.000 kadardır. Özgün dergiler, bilim dernekleri ve ticarî kuruluşlar tarafından yayınlanır.
PatentPATENT » Alm. Patent, Fr. Patente, İng. Patent. Bir sınâi veya ticâri buluşun, îmâl ve satış hakkının belli bir süre için bir şahsa veya firmaya âit olduğunu gösteren devletçe onaylı resmî belge, “buluş belgesi”, “uyrukluk belgesi” veya “ihtira beratı”.
Patent hakkı, çoğunlukla buluş sonucu olan mâmullerle ... | Bilgi
ler, pratik yararı ve uygulanabilirliği olan yeni buluşlardır. Patent kaynakları aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:
Bilimsel ve teknik dergiler: Birçok özetçeözetçe » | Bilgi
dergisi, patentlerin özetçesini yayınlar. Ancak bu yayınlar belirli alanlara odaklanmışlardır, kimyanın tamamını kapsamazlar. Bunların bazı örnekleri:* Chemical AbstractsChemical-Abstracts » | Bilgi
* Zeitschrift für Angevante ChemieZeitschrift-für-Angevante-Chemie » | Bilgi
(1887-): Alman patentleri* Chemiker-ZeitungChemiker-Zeitung » | Bilgi
(1882-)* Journal of Applied ChemistryJournal-of-Applied-Chemistry » | Bilgi
(1954-) verilebilir.Patent ofislerinin resmî yayınları: Bunlarda patentlerin özetleri, adları ve numaraları yayınlanır.* Official Gazette of the U.S. Patent OfficeOfficial-Gazette-of-the-U.S.-Patent-Office » | Bilgi
(Amerika Birleşik DevletleriAmerika-Birleşik-Devletleri » | Bilgi
)* Official Journal of the Patent OfficeOfficial-Journal-of-the-Patent-Office » | Bilgi
(Birleşik KrallıkBirleşik-Krallık » | Bilgi
)* Patent Office RecordPatent-Office-Record » | Bilgi
(Kanadakanada »
- Kanadanın başkenti Ottowadır.
- 9.9 milyon km2 yüzölçüme sahiptir.
- 26 milyon nüfusla odukça tenhadır. Ülke topraklannın % 3ü otlak alanı, % 5i tarım alanı, % 33ü ormanlıktır. Geri kalan yerlerde bataklıklar, tundra alanlar ve dağlar yer alır.
Ülke ekonomisi sanayiye dayalı olm... | Bilgi
)* Auszuge Avsden Patents CrifterAuszuge-Avsden-Patents-Crifter » | Bilgi
(Almanyaalmanya »
-Yüzölçümü: 354.954 km2
-Nüfusu: 80 milyon kişi
-Başkenti: Bonn hükümet merkezi, Berlin resmi başkenttir.
Orta Avrupada yer alır; topraklarında engin düzlük bölgelerden, ormanıık alanlara ve orta yükseklikteki dağlara kadar farklı coğrafi özelliklere sahiptir. II. Dünya Savaşı ... | Bilgi
)* Bulletin Officiel de la Propriété IndustrielleBulletin-Officiel-de-la-Propriété-Industrielle » | Bilgi
(Fransafransa »
-Yüzölçümü: 551.500 km2
-Nüfusu: 56 milyon kişi
-Başkenti: PARIS
İber Yarımadası üzerinde yer alan, kuzeybatıda Atlas Okyanusuna, Güneydoğuda Akdenize komşu olan farklı oluşumlu dağlara ve düzlüklere sahiptir.
Tarım ve hayvancılık modern şekilde yapılır.
Gıda üretiminde A... | Bilgi
)
Tezler: Üniversitelerde yüksek lisans, doktora ve doçentlik derecelerini almak için bastırılarak sunulan araştırma raporları da birincil kaynaklardır.
TürkiyeTÜRKİYE » DEVLETİN ADI ............................................ Türkiye Cumhûriyeti
BAŞŞEHRİ ...................................................................... Ankara
YÜZÖLÇÜMÜ .......................................................... 779.452 km2
NÜFÛSU ................................... | Bilgi
'de
TÜRDOKTÜRDOK » | Bilgi
yılda bir
Tez duyuru bülteni yayınlayarak Türk üniversitelerinde kabul edilmiş
doçentDoçent » '''Doçent''', üniversite derecesi, Yardımcı Doçent ile Profesör arasında olan öğretim üyesi.
"Üniversite doçentliği sınavına girebilmek için, ilgili bilim dalında doktora vermiş olmak, tıp doçentliği için ise, uzman olmak gereklidir. Doktora veya uzmanlıktan sonra da ilg... | Bilgi
lik,
doktoradoktora » | Bilgi
ve
uzmanlıkuzmanlık » | Bilgi
tezlerini bildirir.
İkincil Kaynaklar
Bu kaynaklarda, birincil kaynaklardaki bilgi özetlenir, tartışılarak derlenir, dizinlere veya düzenlenmiş kaynaklar olan kaynak yapıtlara yani kaynak kitaplara, el kitaplarına, sözlüklere, monograflara, ansiklopedilere ve ders kitaplarına geçim yapılır.
Özetçe (abstrakt) dergileri:*Chemical AbstractsChemical-Abstracts » | Bilgi
(1907-)*Chemistches ZentralblattChemistches-Zentralblatt » | Bilgi
(1897-)*British AbstractsBritish-Abstracts » | Bilgi
(1953-)*Chemischer InformatunsdientsChemischer-Informatunsdients » | Bilgi
Özetçe öncesi duyuru servisleri:*Current Chemical PapersCurrent-Chemical-Papers » | Bilgi
(1954-1969)*Chemical TitlesChemical-Titles » | Bilgi
(1960)*Current ContentsCurrent-Contents » | Bilgi
(1958-)*Chemical-Biological ActualtiesChemical-Biological-Actualties » | Bilgi
(1965-) Tarama yazıları dergileri: Bu dergiler süreli yayınlardır. Organik kimyaOrganik-kimya » | Bilgi
da tarama yazıları için iki önemli kılavuz vardır:*Index of reviews in organic chemistryIndex-of-reviews-in-organic-chemistry » | Bilgi
*Index to reviews, symposia volumes and monographsIndex-to-reviews,-symposia-volumes-and-monographs » | Bilgi
Dizinler (İndeksler): Belirli bir bilginin varlığını, yerini veya bulunma yollarını gösteren araçlardır.*Yazar dizinleri*KonuKonu » | Bilgi
dizinleri*FormülFormül » '''Formül''', genellikle matematiksel bir dizinin veya yapılan fen deneylerinin matematiksel ilişklilerinin standart bir şekilde yazılarak gösterimidir. Matematikte çoğu bilgi formülasyonlar ile korunmaktadır.
Örneğin; e = m.c2 Einstein'ın enerji formülüdür ancak deneyden değil k... | Bilgi
]] dizinleri*PatentPATENT » Alm. Patent, Fr. Patente, İng. Patent. Bir sınâi veya ticâri buluşun, îmâl ve satış hakkının belli bir süre için bir şahsa veya firmaya âit olduğunu gösteren devletçe onaylı resmî belge, “buluş belgesi”, “uyrukluk belgesi” veya “ihtira beratı”.
Patent hakkı, çoğunlukla buluş sonucu olan mâmullerle ... | Bilgi
dizinleri''*''Kitao'Kitao » | Bilgi
okumak*KaykayKaykay » {{Seçkin madde}}
Resim:Tommy shiffty.jpg|thumb|right|290px|Kaykay sporu yapan bir kaykaycı
'''Kaykay''', 20. yüzyılın ortalarından sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinin sahil kentlerinde rüzgârsız günlerde sörf yapamayan gençlerin böyle günlerde vakitl... | Bilgi
kaymak*AmudaAmuda » | Bilgi
kalkmak*2x+5=x X=?'' Kaynak Yapıtlar:' Kimya ve Kimya Mühendisliği'nin her dalı için geçerlidir. Sık sık basılmazlar ve verdikleri bilgi güncel olmayabilir.
*El kitapları: Kimyacıların en çok yararlanacağı, en genel ve güvenilir bilgi,kimyacıya yetecek kadar fizik ve matematik bilgisiyle beraber el kitaplarında toplanmıştır.
*Daha büyük el kitapları: El kitaplarının daha geniş ve ayrıntılı derlenmiş olanlarında her tür güvenilir bilgi bulma olanağı vardır.*Kaynak kitaplar: Kimya bilgisini eleştirisi ile beraber kaynak göstererek veren bir monograftan daha geniş kapsamlıdır.*Monograflar: Belli ve tek bir konuda çağdaş bilginin ayrıntılı tarandığı bir eser olarak tanımlanır.*Ansiklopediler:'' Genel kimyadaki veya bilim dallarındaki konuların tartışıldığı ayrı bölümlerden oluşur, düzenleme çoğunlukla alfabetiktir.Kimya'nın alt dalları
FizikokimyaFizikokimya » #REDIRECT Fiziksel kimya... | Bilgi
BiyokimyaBİYOKİMYA » Alm. Biochemie (f.), Fr. biochimie (f.), İng. biochemistry. Canlı sistemin fonksiyonlarını ve kimyasal yapısını inceleyen ilim dalı. Biyokimyanın gayesi organizmadaki kimyasal reaksiyonları inceleyerek canlının yapısını aydınlatmaktır.
Canlı sistemlerin bazı kısımları doğrudan gözle görülebilir. Da... | Bilgi
Analitik kimyaAnalitik-kimya » | Bilgi
Organik kimyaOrganik-kimya » | Bilgi
İnorganik kimyaİnorganik-kimya » | Bilgi
Farmasötik kimyaFarmasötik-kimya » | Bilgi
Polimer KimyasıPolimer-Kimyası » | Bilgi
Ayrıca bakınız
Kimya KanunlarıKimya-Kanunları » | Bilgi
Kimyasal formülKimyasal-formül » | Bilgi
KimyagerKimyager » | Bilgi
Kimya tarihiKimya-tarihi » | Bilgi
Kimyasal SavaşKimyasal-Savaş » | Bilgi
Dış bağlantılar
Üniversite ve üstü düzey kimya eğitimi Katalizör - Popüler Kimya Dergisi Kimya Mühendisliği Forumu http://www.kimyaturk.nethttp://www.kimyaevi.orgKimya Mühendisliği Portalı
Ansiklopedik Dizin: