hindistan
-Yüzölçümü: 3.287.590 km2
-Nüfusu: 1 milyardan fazla
-Başkenti: YENİ DELHİ
Nüfus bakımından dünyanın ikinci büyük ülkesidir.
Himalaya Dağlarından Hint Okyanusuna kadar uzanır.
Yüzey şekillerinde tuz bataklıklarından ve kıyı ovalarından çöllere, engebeli yaylalardan ve tropikal ormanıardan sürekli karalarla ve buzullarla kaplı yüksek dağlara kadar büyük bir çeşitlilik gösterir.
Hindistan hem bir tarım ülkesi hem de bir sanayi ülkesidir.
Bir tarafında kurak alanlar, bir tarafında buzullarla kaplı yüksek dağlar bir tarafında ise tropikal ormanlar yer alır.
Nüfusu her ay yaklaşık bir milyon artar.
Son yıllarda uzay sanayi, askeri sanayi, atom teknikleri gelişme göstermiştir.
- Dışalım: Petrol, makine, bitkisel yağ, çelik, motorlu taşıtlar, kimyasal ürünler.
- Dışsatım: Değerli taşlar, deri, demir filizi, balık ürünleri, çay, baharat, halı
2. Alternatif : HİNDİSTAN
DEVLETİN ADI ........................................ [[[
Hindistan]]] Cumhûriyeti
BAŞŞEHRİ .................................................................. Yeni Delhi
NÜFÛSU .................................................................. 889.700.000
YÜZÖLÇÜMÜ ...................................................... 3.287.590 km2
RESMÎ DİLİ ................................................
Hindu dili ve
İngilizceDÎNİ ................................................................
Hinduizm ve İslâm
PARA BİRİMİ ...................................................................... Rupee
Asyada bulunan ve yüzölçümü bakımından dünyâda yedinci, nüfus bakımından ikinci sırada yer alan devlet. Kuzeyinde Keşmir ve
Çin, kuzeydoğusunda
Nepal ve
Bhutan, doğusunda
Bangladeş ve Birmanya, güneydoğusunda Seylan, güneyinde Hint Okyanusu, kuzeybatısında
Pakistan bulunur. Üçgene benzeyen
Hindistan yarımadası, ülkenin en büyük kısmını kaplar. Ülkenin kapladığı alan 3.287.590 km2 olup, kuzey-güney uzunluğu 3200 km, batı-doğu uzunluğu ise 2400 kilometredir.
Târihi
Hindistanın târihi hakkında bilgiler, Aryalardan başlamaktadır. Bundan önceki dönemler içindeki olaylar hakkında çok çeşitli ve kesin olmayan bilgiler mevcuttur.
Dravitleri yenerek
Hindistana yerleşen Aryalar,
Yunan istilâları, İskenderin saldırıları, Asoka dönemi, Mouryo İmparatorluğu, Gupta Devri, Hunlar, Harşalar, Kuzey ve Güney Sülâleler Dönemi,
Türk-Moğol Hâkimiyeti, Arapların, Gaznelilerin, Bâbür Devletinin fetihleri,
Avrupalıların yerleşmeleri ve bugünkü
Hindistanın kurulması safhaları tâkib eder.
M.Ö.
2000 yıllarında Himalayaları aşarak gelen Aryalılar,
Hindistanda asırlarca sürecek bir hayat tarzının temelini attılar. Daha sonraları Maurya İmparatorluğu
Hindistana hâkim oldu. Bu imparatorluğun yıkılmasından sonra hâkim olan Guptaların ülkedeki hâkimiyetine Hun saldırıları son verdi. Bundan sonrası, ülkede kurulan prenslikler dönemi ve aralarında yaptıkları savaşlarla geçti.
Müslümanlar,
Hindistana ilk olarak sekizinci asırda geldiler. 712 yılında Muhammed bin
Kasımın ordusu
Hindistana girdi. Bunu müteâkiben ülkede
Müslüman Arap ordularının ve Gaznelilerin fetihleri görüldü. Gaznelilerin Sultan Mahmûd zamânında başlattıkları seferleri, Muhammed Guri Han zamânında
Hindistanın tamâmının fethedilmesiyle sonuçlandı. Bundan sonra 1206-1290 yıllarında Memlûkler, 1290-1320 yıllarında Halaciler, 1320-1413 yıllarında Tuğluklar ve 1526 yılına kadar da Ludîler
Hindistan yönetimini ellerinde tuttular.
On beşinci asır başlarında bir ara Timur Han ordusuyla
Hindistanın büyük bir kısmını topraklarına kattı. Böylece
Hindistanda Türk-Hind İmparatorluğu başladı. Timur Hanın soyundan Bâbür Şah, bütün
Hindistanı fethederek Gürganiye (Bâbür İmparatorluğu) Devletini kurdu (Bkz. Bâbür İmparatorluğu). Bu devlet, İngilizlerin
Hindistanı işgâline kadar bölgede 342 sene hükümranlığını sürdürdü. Bâbür İmparatorluğu zamânında
Hindistanda yüzlerce büyük İslâm âlimi yetişip insanlara doğru yolu gösterdiler, ilim öğrettiler. İslâm dînine sokulmak istenen bidatleri yok ettiler. Bu büyük âlimler arasında en meşhurlarından bâzıları, İmâm-ı Rabbânî, Muhammed Masûm Fârûkî, Ubeydullah-ı Ahrar, Muhammed Zâhid, Derviş Muhammed, Muhammed Bâkî-billah, Nur Muhammed Bedevânî, Mazhar-ı Cân-ı Cânân, Senâullah-ı Dehlevî, Abdullah-ı Dehlevî, Abdülhak Dehlevî, Abdülazîz Dehlevî, Muînüddîn Çeştîdir.
Avrupalıların Ümit Burnunu dolaşarak
Hindistana ulaşmaları, 16. yüzyılda burada ilk ticâret merkezinin kurulmasına yol açtı. İngilizler,
Hindistanı işgâl ettikten sonra, Müslüman halka çok eziyet ettiler.
1906 yılında Svaraç (kendi kendini yönetme) sloganı ile bağımsızlık savaşı başlatıldı. Bu arada
Hindistan Müslüman Birliği kurulmuştu.
1919 yılında Gandhi ile birlikte
Hindistanda pasif direnme ve protesto hareketlerine başlandı.
1935te ilk anayasa kabûl edilerek parlamenter düzen kuruldu. 18
Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Temmuz">Temmuz 1947de tam bağımsızlığını kazanarak, dünyâ devletleri tarafından tanındı (Bkz. Gandhi, Mahatma). 26
Ocak 1950de
Hindistan Birliği olan devletin ismi
Hindistan Cumhûriyeti olarak değiştirildi. Bugün de bu isimle anılmaktadır.
Ülke yönetim yönünden eyâletlere bölündü. Ekonominin büyük ölçüde bozulduğu bir dönemde yapılan seçimleri İndra Gandhinin başkanlığındaki Kongre Partisi kazandı. Radikal tedbirleri başarıyla alan İndra Gandhi,
1971de erken seçime giderek büyük bir zafer kazandı. Aynı sene
Hindistan ile Pakistan arasında savaş çıktı. Bu savaş netîcesinde Doğu Pakistan yâni Bangladeş bağımsızlığını îlân etti.
Baskı rejimi uygulayan İndra Gandhi,
1974den îtibâren halk desteğini kaybetti.
1977de yapılan seçimleri Canata Partisi kazandı. Canata Partisi yönetimde başarılı olamayınca,
1980de yapılan seçimleri tekrar Kongre Partisi kazandı. Aynı sene özerklik için mücâdele eden
Sihler, büyük bir mücâdeleye başladılar.
1984 Ekimde iki Sih muhâfızı İndra Gandhiyi bir suikast netîcesinde öldürdü. Bunun üzerine başbakanlığa Raciv Gandhi getirildi. İç çatışmalar hâlâ devâm etmekte olup, Hindûlarla-Müslümanlar arasında çatışmalar büyük hız kazandı.
Başbakan Raciv Gandhi 22
Mayıs 1991de uğradığı bombalı suikast sonucunda öldü.
Fizikî Yapı
Hindistan Fizikî yapı bakımından üç ayrı bölüme ayrılır. Bunlar Dekkan Platosu, Ganj Ovası ve Himalayalar bölgesidir.
1. Dekkan Platosu:
Hindistan Yarımadasının güneyinde, doğu ve batısı Gat Dağları ile çevrili 600-800 m yükseklikte bir platodur. Gat Dağlarından dolayı denizin tesirinden uzaktır. Dekkan Platosu, ülkeyi ikiye ayıran Vindiya Dağları ile Ganj Ovasından ayrılır.
2. Ganj Ovası: Himalaya Dağlarından doğan Ganj Nehrinin ve kollarının suladığı çok verimli bir ovadır. Alüvyonlarla örtülü olup, Brahmaputra Nehri ve Ganj Nehrinin deltası da bu ovaya âittir. Bu ovanın genişliği yaklaşık olarak 320 kilometredir.
3. Himalayalar Bölgesi: Kuzeyde 2400 km uzunluğunda,
Hindistanı Tibet Yaylasından ayıran ve târih boyunca istilâlara engel teşkil eden tabiî bir duvardır. En yüksek yeri Everest Tepesidir (8882 m). Himalaya Dağları
Hindistanın kuzey sınırını çizer. Çok yüksek olan bu dağlar ancak, Muztag, Karakurum ve Hayber gibi yerlerden geçit verir.
Dağları: Kuzeyde Himalayalar, doğuda Doğu Gatlar, batıda Batı Gatlar ve ortada Vindiya Dağları bulunur. Himalayaların
Hindistan sınırları içindeki en yüksek noktası 7817 m ile Nanda Devi Dağlarıdır.
Akarsuları: En önemli nehirleri Ganj, Brahmaputra, Narbada, Godavari, Krişna ve İndusun bir kısmıdır. Ganj ve Brahmaputra en büyük nehirleridir. Brahmaputra 2900 km uzunluğundadır. Bu iki nehrin suları bâzı bölgelerde ulaşıma elverişlidir. Ganj Nehri, Hindularca kutsal sayılır.
Gölleri: Sonbahar ve Kuç Yarımadasındaki küçük göllerden başka birkaç göl vardır. Bunlar da önemsizdir.
İklim
Bütünüyle
Ekvatorun kuzeyinde kalan
Hindistan, sıcak bölge içerisindedir. Ovalık bölgeler yıl boyunca nemli ve sıcak olur.
Hindistan ikliminin başlıca özellikleri musonlar, alize rüzgârları, sıcaklık ve düzensiz yağışlardır.
Hindistanda yazlar yağışlı, kışlar ise kurak geçer. Aylık sıcaklık ortalaması 25-35°C arasında değişir. 4500-5000 m yüksekliklerde karlarla örtülü bölgeler bulunur.
Muson rüzgârlarının getirdiği yağmurlar bölgelere göre değişmektedir. Dağlık bölgelerde yağış ortalaması 508 milimetreyi bulur. Bu ortalama Tar Çölünde 254 mm, Assamda 10.000 mm, Dekkanda 254 mm, Batı Gatlarda ise 5000 milimetreyi bulur.
Tabiî Kaynaklar
Bitki örtüsü ve hayvanlar: Tabiî kaynaklar bakımından dünyânın en zengin ülkelerinden biridir. Ülke topraklarının % 22si ormanlıktır. Özellikle Himalaya etekleri sık ormanlıktır. Himalaya eteklerindeki ormanlar yapraklarını dökmezler. Bunlar palmiyeler, liyanlar, meşe, bambu ve defne ağaçlarından meydana gelmiştir. Dekkanın kuzeydoğusu ile Ganj Ovasında büyük ormanlar bulunmaktadır. Bu ormanların ağaçları kurak mevsimde yapraklarını dökerler.
Hindistanın dağlık bölgeleri ve balta girmemiş ormanları; her çeşit vahşî hayvanlar, nesli tükenmek üzere olan kuşlar ve dünyâda pek nâdir görülen hayvan çeşitlerine sâhiptir. Kaplan, pars, arslan gibi yırtıcı hayvanlar bulunmaktadır. Kurt, ayı, yaban kedisi ve tilki gibi vahşî hayvanlara bolca rastlanmaktadır. Fil, misk geyiği, maymun, timsah, kertenkele, akrep, çeşit çeşit yılan cinsleri ve her nevi kuş cinsleri mevcuttur.
Mâdenler:
Hindistan mâdenler bakımından bir hammadde deposu olup, târih boyunca milletleri kendisinin üzerine çekmiştir. Dünyâ demir rezervlerinin % 25ine, mika rezervlerinin % 80ine sâhiptir. Boksit rezervi bakımından dünyânın ikinci ve manganez rezervi bakımından da üçüncü ülkesidir.
Hindistanda çıkarılan diğer yeraltı mâdenleri krom, kurşun, kömür, altın, gümüş, bakır, uranyum, titanyum ve petroldür. Ayrıca kireçtaşı ve amonyum sülfatlı gübre ile betonarme ve sıvı alçı için lüzumlu alçıtaşı, Rayasthan ve Gucerat bölgelerinde çıkarılır.
Hindistan, elmas ve zümrüt bakımından da dünyânın sayılı ülkelerinden biridir.
Nüfus ve Sosyal Hayat
Dünyâ nüfûsunun % 15ine sâhiptir. Nüfûsu 889.700.000dir. Nüfûsun % 20si şehirlerde, % 80i köy ve kırlarda yaşar. Halk, beş ayrı etnik gruptan meydana gelmiştir. Bunlar Dravitler, Aryalar, Hindular, Tibet-Çin ve Moğollar ve Müslümanlardır.
Resmî dili Hintçe olmasına rağmen, 850 çeşit dil vardır. Yazışmalarda İngilizce kullanılır.
Hindistan 27 eyâletten meydana gelmiş olup, her eyâletin kendi resmî dili vardır.
Hindistan anayasasında kabûl edilen resmî dillerden bâzıları şunlardır: Hindu, Urdu, Pecabi, Marathi, Bengali, Gucerat, Oriya, Assamese, Keşmir dili, Sindhi, Sanskritçe, Telugu Tamil, Kannada, Malayam dilleri. Bu dilleri kullanan insanlar arasında anlaşmak için ya Hindu dili veya İngilizce kullanılır.
Nüfus sayısı bakımından dünyâda Çinden sonra ikinci sırayı alır. Nüfus fazlalığı sebebiyle
Hindistanda hayat seviyesi çok düşüktür. Halkın büyük çoğunluğu açlıkla karşı karşıyadır. Bunun yanında Hinduların ineği kutsal sayması, ineklerin kesilmesine engel teşkil etmekte, bu da besin yetersizliğine sebeb olmaktadır. İnek kesimi Hindularla Müslümanlar arasında birçok kavgalara sebebiyet vermektedir. Elde edilen tarım ürünleri artan nüfûsa cevap verememektedir.
Nüfûsu meydana getiren etnik gruplar arasında devamlı sokak kavgaları olmaktadır. Bu kavgalar özellikle Müslümanlarla Hindular arasında cereyân etmektedir. Müslümanların bu ülkedeki varlıklarını târih boyunca bir türlü içlerine sindirememiş olan Hindular, her fırsatta bir bahâne ile Müslümanlara saldırmakta ve kanlı çatışmalara sebeb olmaktadırlar. Müslümanların kurban bayramında inek kurban etmeleri, bu bahânelerin en çok öne sürülenidir.
Hindistan hükûmetleri de tâkib ettikleri politikaların, etnik ve kültürel yapılarının îcâbı olarak bu sataşmalara çok defâ ya seyirci kalmakta veya Müslümanların aleyhine uygulamalar yapmaktadır. Böylece târih boyunca
Hindistana hâkim olan Müslüman devletlerinin, bıraktıkları İslâm ilimleri ve kültürünün gün geçtikçe unutulup yok edilmesine sebeb olunmakta, târihî İslâm memleketlerinden olan
Hindistanın bu vasfının ortadan kaldırılmasına çalışılmaktadır.
Aryalar zamânından beri uygulanan kast sistemi, ancak
1975te çıkarılan bir kânunla kaldırılmış, fakat köylüler yine iyi bir hayat seviyesine ulaştırılamamıştır. Kast sistemi aslında bir dayanışma birliği olarak düşünüldüğü hâlde tatbikatta birçok insanın köle gibi çalışmasına sebeb olmuştur.
Din: Nüfûsun % 83ü Hindu, % 11i Müslüman, % 2si Hıristiyan, % 2si Sih, % 2si de diğer dinlere mensuptur.
Eğitim: Eğitim ve öğretim son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Ülkede 100den fazla üniversite, 400.000 civârında ilkokul ve 55.000 civârında ortaokul bulunmaktadır. İlk ve orta öğretimde bugün için yaklaşık 90.000.000 civârında öğrenci okumaktadır. Okuma-yazma oranı % 30dur. Bunların % 61,2sini erkekler, % 28,8ini kadınlar teşkil etmektedir.
Önemli şehirleri: Yeni Delhi, Bombay, Kalküta, Mandras, Haydarabat, Ağra, Benarestir.
Siyâsî Hayat
1950de kabul edilen anayasa ile parlamenter sisteme geçildi.
Hindistan 9 tânesi merkezî hükûmetçe, 18i eyâlet merkezince yönetilen 27 eyâletten meydana gelmiştir.
Hindistan Parlamentosu iki meclisten ibâret olup, 250 üyeli Eyâlet Meclisi ve 508 üyeli Millet Meclisi vardır. Millet Meclisi üyeleri halk tarafından doğrudan doğruya;
Cumhurbaşkanı merkez ve eyâlet meclisleri tarafından 5 yıl için seçilir. Eyâlet hükûmetleri, Devlet Başkanı tarafından 5 yıllığına tâyin edilen vâliler tarafından idâre edilir.
Ekonomi
1945te bağımsızlığa kavuştuktan sonra ekonomik yönden plânlı ve hızlı bir şeklide gelişmiştir. Fakat çok artan nüfus, refah seviyesinin yükselmemesine ve kişi başına düşen millî gelirin düşük olmasına sebebiyet vermektedir.
Hindistanın iş gücünü meydana getiren nüfûsun % 80i tarımla, % 10u endüstri ile uğraşır.
Sanâyii: Millî gelirin 1/5ini îmâlâtçılık ve mâdencilik teşkil eder. Petrol ve kimyâ ürünleri kısmen kendi tüketimi için kâfidir. Ortalama çelik üretimi 9,5 milyon, demir filizi üretimi ise 40 milyon tondur.
Hindistanda bugün Damador Vâdisinde 5 milyar ton kömür rezervi, Madrasda 2 milyar ton linyit rezervi, Assam bölgesi civârında ise 5 milyon ton petrol rezervi bulunmaktadır. Ortalama yıllık kömür üretimi 123 milyon, petrol üretimi 19 milyon ton, boksit üretimi 1.740.000 ton civârındadır. Manganez üretiminde dünyâda üçüncü sırayı almaktadır. Mâden kaynakları bakımından oldukça zengin olan
Hindistanda alüminyum, krom, petrol, mika, kalay, çinko, kurşun, bakır ve altın çıkarılır.
Kalküta ve Bombay bölgesi pamuklu tekstil, jüt, gıdâ maddeleri ve kimyâ endüstrisi alanları ile gelişmiştir.
Hindistanda sanâyi iki kolda ilerlemiştir. Bunlar pamuklu ve jütlü dokumacılık ve mâden çıkarmadır. Makina endüstrisi alanında; vagon, lokomotif, gemi tezgahları ve otomobil fabrikaları
vardır.
Hindistanın elektrik üretimi yaklaşık 112 milyar kwsdır. Nükleler enerji husûsunda dünyânın en büyük uranyum ve toryum rezervlerine sâhib olduğu için nükleer santralleri bulunmaktadır.
Hindistanın büyük sanâyi merkezleri; Bombay, Kalküta, Ahmedâbâd, Madras, Bangalore, Delhi, Jodhpur, Bhopol, Manharpur, Nagpur, İndore ve Srinagar bölgeleridir.
Tarım:
Hindistan halkının 3/4ü tarımla uğraşmaktadır ve gelirlerin yarısı tarımdan sağlanır.
Hindistan topraklarının yarısında ekim yapılmaktadır. Tarım topraklarının % 80ine tahıl ekilmektedir. Malabar ve Kromandel kıyılarında pirinç, şekerkamışı yetiştirilmektedir. Kuzeyindeki Ganj Ovası ve Bengal Körfezi kıyıları çok verimli topraklar olup, her nevi ürün alınmaktadır.
Hindistan çay, susam, mercimek, yerfıstığı ve nohut üretiminde dünyâda birinci sırayı; pirinç, şekerkamışı, soğan, keneotu ve hindkeneviri üretiminde ikinci sırayı almaktadır.
Bunların yanında buğday, arpa, keten, tütün, portakal, mısır, patates ve elma yetiştirilmektedir. Ayrıca her cins baharat, pamuk, kahve ve haşhaş üretilir.
Balıkçılık:
Hindistan, 4800 kilometrelik sâhil şeridi, iç sularla birlikte sığ bölge olarak yaklaşık 260.000 km2lik alanda balıkçılık potansiyeline sâhiptir. Fakat yılda ortalama iki milyon ton gibi cüzî mikdarda balık avlanmaktadır.
Hayvancılık:
Hindistan hayvancılık bakımından oldukça zengindir. Dînî inanışlarından dolayı sağda solda serbestçe gezinen inek, öküz ve mandalardan yeterli şekilde faydalanılamaz. Sâdece güçlerinden ve sütlerinden sınırlı ölçüde fayda sağlanabilmektedir. Sığır, tavuk, koyun, eşek, keçi, manda beslenmektedir.
Ormancılık: Ülke topraklarının % 22si ormanlıktır. Ormanlardan kerestenin yanında ağaç zamkı, reçine, ilaç hammaddesi de elde edilmektedir.
Ticâret: Ticâretinin büyük kısmını,
ABD, AET ülkeleri,
İngiltere,
Japonya ve
Almanya ile yapmaktadır. Tekstil ürünleri, mâdenler, çay, bâzı tarım ürünleri, pamuklu ve jütlü dokuma ve hindkeneviri başlıca ihraç ürünleridir. Besin maddeleri, makina ve âletler, sanâyi hammaddeleri, motorlu araçlar ve buğday ithâl etmektedir. Dış yardımlar sâyesinde ekonomisini geliştirmektedir. İhrâcatının % 17sini ABDye yapmakta ve ithâlâtının % 23ünü ABDden karşılamaktadır.
Ulaşım: Deniz ulaşımı iyi durumdadır. 8 büyük, 150 küçük liman vardır. Demiryolu ulaşımı bakımından dünyânın dördüncü ülkesidir. Toplam demiryolları 61.810 km, karayolları 1.772.000 km kadardır. İç su yolları ise 16.810 kilometredir. Ülkede 95 kadar havaalanı vardır.
Hindistan Hava Yollarına âit uçaklar beş kıtaya uçuş yapmaktadır.
İlgili Olabilecek Başlıklar: