Dostumuz Orumcekler 1

Örümcekler Nerede Yaşar:
Örümceklerin otuz bine yakın çeşidi, dünya yüzünde yiyecek bulabilecekleri her yerde yaşayabilirler. Kanatları olmaksızın ve başka hayvanlar üzerinde kaçak yolculuk yapmaksızın bu kadar yayılabjlmiş olmaları ilginçtir.
İnsanın örümcek görmesi için bir çayırda yere eğilmesi, beyaz bir çarşafın üzerine bir dalı silkelemesi, çiçekleri veya yaprakları incelemesi, bir taşı kaldırıp altma bakması veya toprağı karıştırması kâfidir. Akla gelebilecek her yerde örümcek vardır. Bazı evlere girerek köşelerde ağlarını örerler. Yeraltı mağaralarında kör ve renksiz örümceklere rastlanmıştır. Bazı türler su boylarında avcılık ederler. Suya dalan bir tür ise denizaltı çanının ilk mucididir. Akdeniz kıyılarının kalkerli yosunlan ile sıcak denizlerin derisidikenlileri bazı türleri barındırırlar. Atmosfer tabakalarında bile örümcek bulunabilir. Zira birçok örümcekler, ipeklerinin üzerinde yüzlerce kilometre uzağa yolculuk edebilirler. Bir tabiat bilgini, bir uçağın arkasında muazzam bir kelebek ağı sürüklemek suretiyle, 1200 metre yüksekte örümcekler yakalamıştır. 
Örümceklerin İpeği ve Ağları:
Böceklerin ancak larvalık çığındayken ipek vücuda getirmelerine karşılık örümcekler bütün hayatları süresince birer ipek fabrikasıdırlar. İpek yapımı, son derece çetrefil bir mekanizma olup türlü tiplerde yüzlerce bezin çalışmasını gerektirir. Bezlerle ipliğin çıktığı meme başlan sinir sistemine bağlıdır, ipek salgısı ise örümceğin şuurlu olarak başvurduğu bir fonksiyondur.
İpek, meme başlarının sayısız küçük deliklerinden çıktıktan sonra havaya değince sertleşen yapışkan bir maddedir. Bir tek meme başının deliklerinden salgılanan ipek lifleri, genellikle birleşerek bir tek teli vücuda getirirler.
İpeğin örümceğe faydaları nelerdir? Bir kere taşıt vazifesi gören ipek vardır. Herkes, bir örümceğin bir ipek teli boyunca yükseklerden aşağı indiğini görmüştür. Örümcek bu gibi inişlerde istediği yerde durabilir, ya da gerisin geriye yukarı çıkabilir. Bir örümcek bir yerden bir yere geçmek için kendine bir asma köprü bile bina edebilir. Bunun için karnını yukarı kaldırıp ipek telleri salgılaması ve ufak bir hava akımının bunları bir engele rastlayıncaya kadar yatay olarak uzatmasını beklemesi kâfidir.
İpek, örümceklere, barınak yapımında da yardım eder. Migaller inlerinin içini ipekle astarlarlar. Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Temmuz">Temmuz ayında tarlalarda çok rastlanan «Chiracanthium» bilimsel adlı bir tür ise, ipekten ördüğü bir kesenin içinde yaşar ve yavrularını büyütür. Avrupanın güneyindeki ve Afrika daki «Nemoscolus» lerde, barınak, bazılarında, helezoni bükümüyle bîr karnından - ayaklı kabuğuna benzeyen ipekli bir konidir. Ev örümceklerinin ağı, sık dokunmuş bir örtü biçimindedir. Örümcek çoğunlukla bu örtünün yan tarafındaki bir borunun içinde av gözler. Çayırların «agelena» lan huni biçimli bir ağ örerler. «Argyronete» nin barınağı ise suyun dibine demirlemiş olan ve hayvanın vakit vakit yüzeyden getirdiği havayla oturulabilir bir hal alan bir denizaltı çanıdır. Bahçe örümcekleri ise ışınsal tellerden ve içice dairelerden meydana gelmiş nefis ağlar ören usta birer sanatkârdırlar. Afrikada «menneus» lar, minik ağlarını ayaklarının arasında taşıyarak bundan, avlarım yakalamak için kepçe gibi yararlanırlar. Bazı tropikal örümceklerin yarım ay biçimindeki ağları da o kadar sağlamdır ki, balta girmemiş ormanlarda yürüyüşü güçleştirir. Solomon adaları yerlileri, bu ağlan, liana denilen sarmaşık dallarının ucuna takarak bunlarla kepçe gibi balık tutarlar.

Örümceklerin İnleri:
Çeşitli tiplerde örümcekler kendilerine yerin altında inler de kazarlar. Meselâ, kurt örümceklerden «lycosa» ların ini silindir biçimli, dikey ve hemen hemen şişe boynu ölçüsündedir. İç duvarları sıvanmış değildir, sadece üst kısmımda biraz ipekle kaplıdır. «Lycosa» bazen bunun ağzının etrafına bir korkuluk duvarı ve bunun üzerine hafif bir kapak ilâve eder. Küçük taşlar, yün artıkları, rafya parçaları gibi malzemenin bol olduğu yerlerde «lycosa» mn korkuluk duvarı gerçek bir kule görünüşünü alır. Örümcek ise bunun tepesinde av bekler.
Güney Amerika migallerinin inleri daha da üstün yapılıdır. Bu inler çok kere silindir biçimli bir yapıdır.toprak ve tükrükle sınvanmış iç duvarları ise ince bir beyaz dokumayla kaplıdır. Bu inin ağa da bir kapakla örtülüdür. Bu kapak, toprak zerreleriyle karışmış bir ipekli dokumasıdır. Dış yüzünde çevredeki toprağın rengini ve yapısını taklit ettiğinden, ilk bakışla seçilmesi zordur.
Akdeniz bölgesinin «Nemesia» örümceklerinin inlerinin de üzerinde durulmaya değer. Bir «Nemesia» nın ini «Y» harfi şeklinde çatallı bir oyuktur. Ynin dallarından biri çıkmaz görünüşündedir, öbürü ise dışarıya açılmakta olup bir de kapağı vardır. Çok kere ikinci bir kapak, örümceğin son sığınağı olan çıkmaz dalın ağzını tıkamaya yarar.
Tabiat bilginleri iki çeşit kapak keşfetmişlerdir. Birinci tip kapaklar incedirler ve oyuğun ağzının üzerinde kalırlar, ikinci tip kapaklar ise kalındır ve tıpkı şişe mantarı gibi oyuğun içine girerler. Birbirini takip eden toprak ve ipek tabakalarından meydana gelmiş ikinci tip kapakların daha sağlam olduklarını söylemeye hacet yok.
Dostumuz Orumcekler 1 bilgisi için webde arama yapın.

İlgili Olabilecek Başlıklar: